ESNEK ÇALIŞMA MODELLERİ UYGULAMALARI-1

ESNEK ÇALIŞMA MODELLERİ UYGULAMALARI-1


1. GİRİŞ


1970lerde fütürist Alvin Toffler tarafından yazılan ŞOK / Gelecek Korkusu kitabı bir çok çevre için gerçek bir şok etkisi yaratmıştı. Toffler kitabında giderek artan değişim hızının sonuçlarından ve etkilerinden bahsetmekteydi. Gelecek Korkusu kitabında Toffler, insanoğlunun son 50.000 yılını ortalama insan ömrü olarak aldığı 62 yıla bölerek tanımladığı 800. yaşam süresi içerisindeki korkunç değişim hızının insan ilişkileri, örgütsel yapı, üretim, tüketim alışkanlıkları, kültürel yapı ve eğitim gibi birçok alandaki etkilerine değinmiştir.


Yazara göre değişim tüm kalıcı yapıları sarsmış ve kendi özellikleri doğrultusunda sistemleri zorunlu kılmaya başlamıştır.  Geçicilik üzerine kurulan yeni düzende, örgütsel yapılardan insan ilişkilerine, tüketim alışkanlıklarından eğitim sistemine kadar tüm süreçler yeniden yapılanmaya gereksinim duymaktadır. Kalıcı ve geleneksel yapılar için başlangıçta korkutucu olan bu durum kaçınılmaz bir şekilde hızla yayılmaktadır ve yayılmaya devam edecektir. Özellikle değişime ayak uydurmak için geliştirilen teknoloji görece bir şekilde kontrol edilebilirken, değişim hızına adaptasyon konusunda sorun yaşayan insanlar için sosyolojik ve psikolojik destek gerekecektir. Değişimin getirdiği yeniliklere ayak uydurma durumu çoğu insanda bir “Gelecek Korkusu” oluşturmaktadır.


Değişen dünya, teknoloji ve rekabet koşulları gerek bireysel gerek örgütsel olarak korku yaratmakta ve her iki tarafta da uyum için yeni düzenlemeler gerektirmektedir. Bu düzenlemeler daha önce alışılmış olan kalıplaşmış modeller yerine daha esnek modeller geliştirmek üzerine kurgulanmaya başlanmıştır. Geliştirilen esnek modellerin bir kısmı da iş hayatıyla ilgilidir.  Yeni koşullara uyum sağlamak işletmelerin var olması için kaçınılmaz olduğundan küreselleşme süreciyle rekabet için yeni düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesine neden olur.


80’lerde küreselleşme işletmelerin uyum sağlaması gereken yeni bir olgu olmuştur. Küresel rekabette var olabilmek için üretim ve pazarlamanın da bu ölçekte ele alınması gerekmiştir.[1] Yeni ve sürekli değişen koşullara ayak uydurmak için eski hareketsiz yapıdan kurtulmak gerekmiştir. İşletmeler açısından esnek uygulamalara geçiş zorunlu bir hal almıştır. Küreselleşmenin getirdiği rekabet koşulları ve teknolojik gelişimler esnek organizasyon, esnek üretim ve esnek çalışma gibi kavramları gündeme getirmiştir. Değişen talebe uygun olarak farklı ürünler hızlı bir şekilde üretilmek durumundadır ve buna uygun istihdam ve organizasyon yapıları oluşturulmuştur.[2]

Bu çalışmada işletmelerin rekabet şartlarına uyum sağlamanın bir gereği olarak gördükleri yeni istihdam türlerini içeren esnek çalışma kavramı tanımlanacak, gerekli yasal düzenlemeler incelenecek ve uygulama örneklerine yer verilecektir.



2. ESNEK ÇALIŞMAYA GEÇİŞ


Üretim biçimlerinde geleneksellikten esnekliğe geçiş, organizasyon biçimlerinde bürokrasiden esnek organizasyonlara geçiş, iş hayatında istihdamın da esnekleştirilmesi kavramı üzerinde tartışılmasına neden olmuştur.[3] Bir başka görüşe göre ise esnek çalışma, kapitalist sistemin koşulların baskısıyla öngördüğü şirket kârlarını artırmak amacıyla geliştirilmiştir. Bu amaçla iş görenler bu sistemin kendileri için en iyisi olduğu konusunda ikna edilmeye çalışılmaktadır.[4]


1900’lerde Ford otomobil fabrikasında uygulanmaya başlanmış ve geleneksel üretim biçimi haline gelmiş Fordizm, vasıflı işçiler tarafından yapılan bant üzerinde basit bölümlere ayrılmış üretim işlemlerinin tekrarlamalı üretim biçimidir.[5] Esnek üretimde ise farklı taleplere göre farklı amaç ve fonksiyonlarda araçlar istenilen farklı ürünleri üretebilmektedir. Aynı araç ile farklı yazılımlarla farklı fonksiyonlar yerine getirilebilmektedir.[6] Piyasadaki değişen koşullara hızla ayak uydurmak için esnek üretim işletmelerce kabul gören bir üretim biçimi haline gelmiştir.


Esnek üretim mantığına uygun olarak gelen talebe göre ve rekabet koşullarına uygun olarak iş gücü istihdamında da esnekliğe gereksinim duyulmuştur. Gelişen teknoloji de bu durumu desteklemektedir. İş görenler esnek üretimdeki çok fonksiyonlu üretim araçları gibi farklı talepleri karşılayabilecek nitelikte olabilecekleri gibi, istenildiğinde çalışıp, talep olmadığında çalışmayacakları ve ekonomik duruma göre ücretlendirebilecekleri esnek çalışma biçimlerine yöneltilmektedir. İşveren tarafından hukuki ve sendikal düzenlemelerle de standart uygulamanın dışında esnek bir sistem kurulmaya çalışılmaktadır.[7]


Esnek çalışma biçimleri ile ilgili olarak iki temel görüş hakimdir. Birincisi değişen rekabet koşulları ve teknolojik gelişmenin bir sonucu olarak işsizliği önleyen, çalışanlara iş ve özel hayat dengesi kurmasına yardımcı olan ve değişim uyum yeteneğini artıran daha çok işveren yönlü bir bakış açısıdır.[8] Diğer görüş ise, esnek çalışma biçimlerinin iş güvencesinin azaltıldığı, sendikalaşmanın önüne geçen, ücret ve çalışma şartlarının işverenin çıkarları doğrultusunda düzenlendiği yeni bir sömürü biçimi olduğudur. Bu yeni sistem istikrarsız, geçici istihdamı özendirici, düşük ücretli, kötü çalışma şartları sunan ve refah düzeyinde yaşamayı aşındırıcı etkileri sosyolojik olarak tartışılmaktadır.[9]


Bu çalışma biçiminin işveren ve iş gören açısından avantajları ve dezavantajları hâlâ tartışılmaktadır. Gerek dünyada ve gerekse ülkemizde hukuki düzenlemelerin de yardımıyla giderek yaygın hale gelen sistem henüz tüm yönleriyle netlik kazanmış değildir.


3. ESNEK ÇALIŞMA ve TÜRLERİ


Tam zamanlı olmayan ve belirsiz süreli istihdam esnek istihdam olarak tanımlanmaktadır. Part-time işler, geçici işler, düzensiz işler, öğrenme amaçlı işler, mevsimlik işler gibi atipik çalışma biçimleri bu kategoriye girmektedir ve giderek alışılmış uygulamalar haline gelmektedir.[10]


Esnek çalışma farklı bakış açılarıyla yorumlanmaktadır. İşveren rekabet koşullarının bir sonucu olarak gereklilik haline gelen bir süreç olarak yorumlanmaktadır. [11] İşveren bu çalışma biçimini çalışanların motivasyonunu ve verimini, yaratıcılığı ve özgürlüğünü artırmak, kriz dönemlerinde istihdama katkı olarak görmektedir. [12] Gerek işveren gerekse iş gören tarafında tasarruf sağlaması açısından da değerlendirilmektedir.


Ülkemizde işveren kuruluşları olan TİSK ve MESS’in konuya yaklaşımı, rekabet ortamında katı yasal düzenlemelerin esnekleştirilmesi, yeni üretim ve yönetim tekniklerinin kullanılmasına destek verilmesi, düzenlemelerin iş piyasasının ihtiyaçlarına karşılık verecek şekilde esnek hale getirilmesi, fonksiyonel, ücret ve çalışama saatlerinde esneklik uygulamalarının hayata geçirilmesini sağlayacak hukuki alt yapıyı talep eder niteliktedir. [13]


İş gören ise ücret düzeyi, çalışma koşulları ve sendikalaşmanın bu durumdan nasıl etkileneceği konusunda endişelerinin giderilmesini beklemektedir. Çalışan açısından özgür bir çalışma biçimi olarak da yorumlanabilen esnek çalışma sisteminde, çalışan çalışma süresini ve biçimini kendi belirlemekte, iş arkadaşlarıyla farklı ortamlarda bir araya gelebilmekte ve bunun için teknolojinin olanaklarından yararlanabilmektedir.[14]


Uluslararası İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Derneği’nin (International Society for Labour Law and Social Security) 1985 yapılan II. Uluslararası Kongresi’nde sunulan raporda 30 değişik esnek istihdam şekli tanımlanmıştır.[15] Genel olarak tanımlanan esnek çalışma biçimleri dört ana başlık altında toplanmaktadır. Bunlar sayısal esneklik, fonksiyonel esneklik, ücret esnekliği ve çalışma sürelerinde esneklik düzenlemeleridir.  Tüm bu düzenlemeler işveren ve iş gören açısından incelenecektir.


3.1. Sayısal Esneklik


Genellikle üst düzey beceri beklenmeyen işler için tercih edilen bir istihdam biçimidir.[16] Fakat günümüzde yüksek nitelikli işler için de kullanılmaktadır. Belirli veya geçici süreli işler, fason iş yaptırma ve taşeronla çalışma sayısal esneklik alanındaki uygulamalardır.[17] İşletme piyasa koşullarındaki değişimlere göre işçi alıp, çıkarma esnekliğine sahip olmaktadır. Bu uygulama gerek çekirdek kadro gerekse taşeron çalışanları için geçerlidir.[18] İşverene sağlanan bu esneklik nedeniyle bu uygulama en tartışılan esnek çalışma biçimlerinden biridir. Çalışma şartları ve süreleri yasalarla belirlenmiş, iş güvencesine sahip çekirdek kadro da bu kapsama alınmaya çalışılmaktadır.[19] Sayısal esneklik uygulaması, kısmi süreli çalışma ve iş paylaşımı gibi esneklik uygulamaları ile de desteklenmektedir.[20]


3.2. Fonksiyonel Esneklik


İş görenin farklı beceriler gerektiren işleri yapabilmelerini öngören fonksiyonel esneklik uygulamaları, işletmenin değişen talepler, teknolojik koşullar ve işletme politikaları çerçevesinde değerlendirilmek üzere geliştirilen becerilerdeki esnekliktir.[21] Bu şekilde çalışan işyerindeki farklı işleri yapabilmekte ve farklı sorumluluklar üstlenmektedir. İşçilere verilen sorumluluk sayesinde motivasyonlarının artması sağlanırken, takım çalışması, eğitim ve rotasyon programlarıyla çalışanın becerilerinin geliştirilmesi desteklenmektedir. Bu şekilde çalışanların esnek üretim gereklerine uygun olarak mobil hale getirilmesi sağlanmaktadır.[22] Bu sayede işletme yeni işler için dışarıdan yeni istihdam yapmadan kendi içerisinde düzenlemeye gitmektedir.

3.3. Ücret Esnekliği


İşveren ücretleri ülke ve işletme düzeyinde değerlendirmektedir.[23] Ücretin becerilere ve mesleklere göre değişkenlik göstermesi işletme düzeyindeki ücret esnekliğini kapsamaktadır. Ülke düzeyinde ücretlerin ekonomik şartlara uyum sağlamak için esnek hale getirilmesi söz konusudur. Ekonomik kriz dönemlerinde rekabet avantajı için ücretlerin düşürülmesi ancak iş güvencesi sağlanarak mümkün olabilir.[24] Bu uygulama işçiler arasında rekabeti artırıcı etkiye de sahiptir. Performansa ve becerilere dayalı ücretlendirme işçiler arası rekabeti tetiklemektedir.[25] Bu uygulamada işveren ücretlerle gerekçeler dahilinde istediği ölçüde oynama hakkına sahiptir.


3.4. Çalışma Süresi  Esnekliği


Çalışma süresi esnekliği gerek işveren gerekse iş gören tarafından düzenlenebilecek çalışma sürelerini veya belirli başlangıç ve bitiş zamanlarının olmaması ifade etmektedir.[26] Bu tür düzenlemeler ülkeden ülkeye değişiklik göstermektedir. Toplu iş sözleşmeleri ve yasal düzenlemelerle çalışma sürelerindeki esneklik giderek daha yaygın hale gelmektedir.[27] Esnek zamanlı çalışma, sıkıştırılmış çalışma haftası, vardiyalı çalışma,  kayan iş süreleri, telafi edici çalışma, çağrı üzerine çalışma ve kısmi süreli çalışma şekilleri gibi çeşitli biçimleri bulunmaktadır.


a. Kayan İş Suresi:

Kayan iş süresinde iş gören kendi çalışma planını kendisi hazırlamaktadır. Toplam çalışma süresi aynı olmak kaydıyla işe başlama ve çıkış saatlerini kendisi belirlemektedir. Burada önelli olan günlük, haftalık ve sürelerinin nasıl düzenlenirse düzenlensin sabit olmasıdır.[28]

Bu tür esnek çalışma “Basit kayan iş süresi” ve “Vasıflı kayan iş süresi” olarak iki şekilde uygulanabilmektedir. Basit kayan iş süresinde günlük çalışma süreleri işvren tarafından belirlenmekte ve standart olarak kabul edilmektedir. İşçi sadece giriş çıkış saatlerinde düzenleme yapabilmektedir. Vasıflı kayan iş süresi uygulamasında ise işçi çalışma süresini kendi belirlemekte fazla ya da eksik mesailerini sonrasında telafi edebilmektedir.[29]


b. Çağrı Üzerine Çalışma:

Kayan iş süresinde olduğu gibi bu uygulamada da işveren ve iş gören belirlenen süre içerisinde ne kadar çalışılacağını belirlerler. Fakat bu sürenin ne zaman ve ne kadar olacağı işverenin ihtiyacına göre belirlenmektedir.[30] Yasal düzenlemelerle çağrı üzerine çalışmada süreler belirlenmiş ve iş yapılıp yapılmadığına bağlı olarak alınacak ücret yasalarla çalışan lehinde korumaya alınmaya çalışılmıştır. [31]



c. Sıkıştırılmış Çalışma Haftası:

İş görenin belirlenmiş haftalık çalışma süresini istediği süreye (3-4 gün) sıkıştırarak kendisine serbest zaman yaratmasını sağlayan bir düzenlemedir.[32] Bu düzenlemede işçi işe gelip gitme yükünden kurtulmakta ve özel hayatına zaman ayırabilmektedir. Ayrıca zamanını ve kendini yöneten çalışanın motivasyonu da özgürlükle doğru orantılı pozitif yönde etkilenebilmektedir.


d. Esnek İş Senesi

Değişen üretim ve ekonomik şartlara bağlı olarak üretim planlamasında yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla düzenlenmiş bir esnek çalışma biçimidir. Burada senelik standart çalışma süresi üretim şartlarına göre değiştirilebilmektedir.[33] İşçiler bir gün bir süre günde 8 saat çalışırken, başka bir zaman diliminde 6 saat çalışabilmektedir.


e. İş Paylaşımı

Bir işi ve işyerini işçilerin aralarında anlaşarak paylaştıkları düzenlemeye iş paylaşımı denir.[34] Burada hem işi hem de çalışma süreleri istenildiği gibi düzenlenebilmektedir. Burada işveren sonuçla ilgilenmekte ve işlerin sorunsuz ilerlemesi için işçilere sorumluluk vermektedir. Burada takım ruhunu destekleyici bir uygulama söz konusudur ve iş paylaşıldığı gibi ücrette işçiler arasında paylaşılmaktadır.[35] Bu çalışma biçimindeki temel sorun iş sözleşmesi düzenlemeleri ve sosyal güvenlikle ilgili uygulamaların nasıl yapılacağı konularıdır.[36]


Yukarıda sayılan esnek çalışma biçimlerinin dışında eve is verme, tele çalışma, kısmi çalışma, ödünç iş ilişkisi gibi çalışma düzenleri de Batı Avrupa Ülkelerinde uygulanmaktadır. [37]



[1] Süleyman Eryiğit, Esnek Üretim,Esnek Organizasyon Esnek Çalışma,

www.kamu-is.org.tr/pdf/5411.pdf, (28 Ekim 2009), s.2

[2] Eryiğit, s2.

[3] Eryiğit, s.9.

[4] Peter, K KİSKER, “Towards the 21. Century Unemployment and New Dimensions

In Industrial Relations”, Kuresellesme, Rekabet Gucu ve Endustri İliskilerinde

Donusum, TEİD V.Ulusal Endustri İliskileri Kongresi (14-15 Kasım 1996), KAMU-İS Yayını

(Ankara-1998), s.17-26.

[5] Eryiğit, s.2.

[6] Eryiğit, s.2.

[7] Eryiğit, s.9.

[8] TUSİAD, “TİSK, TOBB ve TÜSİAD’ın Esneklik Konusundaki Ortak Görüş ve Önerileri (Gözden Geçirilmiş Metin)”, TS/SKD/İS/09-07, Temmuz 2009, www.tusiad.org.tr, (20 Ekim 2009) , s.1.

[9] Werner Nienhueser, “Flexible Work = Atypical Work = Precarious Work? Introduction to the Special Issue”, Management Revue, Ocak 2005, www.allbusiness.com, (20 Ekim 2009)

[10] Yrd. Doç. Dr. Berrin Ceylan-Ataman, “Esnek Çalışmada Uzlaşma Arayışları” Mülkiye Dergisi, Cilt: 24 , Sayı: 225, Eylül 2009, www.mulkiyedergi.com, (20 Ekim 2009), s.128.

[11] Ataman, s.126.

[12] Mahmut Yıldız, “Bilgi Toplumu ve Esnek Çalışma”, Sosyal Güvenlik Kurumu Aylık Bülteni, Nisan 2009, Sayı 25, www.sgk.gov.tr, (20 Ekim 2009), s.25.

[13] Ülkü Hatman, “Esneklik Kavramı Neyi İfade Ediyor?”, Sayı:131, Ekim 2003, www.metalurji.org.tr/dergi/dergi131/d131_3537.pdf, (28 Ekim 2009)

[14] Yıldız, s.25

[15] Doç.Dr. Ali Seyyar, “F. Almanya’da Esnek Çalışma Hayatı”,  MERCEK Dergisi, Yıl:3, Sayı: 12, Ekim 1998.

[16] Ertuğrul Tarcan, “Esnek İstihdamdaki Trend Ve İşletmelerle Çalışanlar Üzerine Etkileri”, Gazi Üniversitesi İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt II, Sayı 3, 2000, http://dergi.iibf.gazi.edu.tr, (28 Ekim 2009), s.1-18

[17] Hatman, “Esneklik Kavramı Neyi İfade Ediyor?”

[18] Hatman, “Esneklik Kavramı Neyi İfade Ediyor?”

[19] Eryiğit, s.11.

[20] Eryiğit, s.11.

[21] Hatman, “Esneklik Kavramı Neyi İfade Ediyor?”

[22] Eryiğit, s.10.

[23] Dr. Necdet Kenar, “Dünya Uygulamaları Çerçevesinde Türk Çalışma Hayatında Esneklik İhtiyacı Ve Yapılması Gerekenler”, TİSK İşveren Dergisi, Sayı 29, Mart 2002, http://www.tisk.org.tr/isveren, (28 Ekim 2009)

[24] Eryiğit, s.11.

[25] Hatman, “Esneklik Kavramı Neyi İfade Ediyor?”

[26] Eryiğit, s.12.

[27] Hatman, “Esneklik Kavramı Neyi İfade Ediyor?”

[28] Doç.Dr. Ali Seyyar, “F. Almanya’da Esnek Çalışma Hayatı”,  MERCEK Dergisi, Yıl:3, Sayı: 12, Ekim 1998.

[29] Seyyar, “F. Almanya’da Esnek Çalışma Hayatı”

[30] Eryiğit , s.12.

[31] TÜSİAD, s. 9.

[32] Eryiğit, s.13.

[33] Eryiğit, s.13

[34] Seyyar, “F. Almanya’da Esnek Çalışma Hayatı”

[35] Arif Yavuz, “Esnek Çalışma ve Endüstri İlişkilerine Etkisi”, Türk Endüstri İlişkileri Derneği, Ankara, 1994, s.114

[36] Seyyar, “F. Almanya’da Esnek Çalışma Hayatı”

[37] Eryiğit, s.13.


Yazının devamı yakında ikpaylasim.com’ da