alper@ikpaylasim.com 1979 yılında Ankara’da doğdu. 2001 senesinde Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Türkiye’nin önde gelen bağımsız denetim şirketleri olan Arthur Andersen ve Ernst Young’ ... [Devamı]

İstifa ve ibraname verilen çalışma dönemi  6 aylık kıdem süresinden sayılmaz.

İstifa ve ibraname verilen çalışma dönemi 6 aylık kıdem süresinden sayılmaz.

kanunİstifa ve ibraname verilen çalışma dönemi işe iade davası açmak için gerekli 6 aylık kıdem süresinden sayılmaz.

İşe iade davası açmak için işçinin ilgili işyerinde en az 6 aylık kıdeminin bulunması gerekir. Kıdem süresinin belirlenmesinde işçinin aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde iş ilişkisi hukuken kesintiye uğramış olsa dahi, işçinin o işverene bağlı işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi gerekmektedir.

 

Aşağıda özetine yer verilen Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/14351 Esas sayılı kararında; işçinin istifa ve ibraname ile sona eren çalışma döneminin yeniden aynı işyerinde çalışmaya başlaması halinde kıdem hesabında dikkate alınmayacağına karar vermiştir. Söz konusu kararda işe iade davası açılması için gerekli 6 aylık kıdem şartında ikinci çalışma süresinde geçen sürenin esas alınacağı vurgulanmıştır.

 

T.C. YARGITAY 22.Hukuk Dairesi Esas: 2012/14531 Karar: 2012/20551 sayılı kararı, karar özeti…..

 

“Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 04.10.2010 – 10.08.2011 tarihleri arası aynı işyerinde çalıştığı, çalışmasının istifa ederek sona erdiği bu döneme ilişkin olarak alacaklarını aldığına dair ibraname verdiği, söz konusu işyerinde 14.10.2011 – 15.01.2012 tarihleri arası tekrar bir çalışmasının olduğu anlaşılmıştır.

 

Mahkemece, kıdem süresinin belirlenmesinde işçinin aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde iş ilişkisi hukuken kesintiye uğramış olsa dahi, işçinin o işverene bağlı işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi gerektiği ilkesi dikkate alınarak hüküm kurulmuş ise de, davacının davalı işverene ait işyerindeki 04.10.2010 – 10.08.2011 tarihleri arasındaki çalışma döneminin istifa ile sona erdiği, bu döneme ilişkin olarak ibraname verdiği, 14.10.2011 tarihinden itibaren yeni bir çalışma döneminin başlatıldığı, altı aylık kıdem süresinin hesaplanmasında istifa ile sona eren önceki dönemin tasfiye edildiği bu sebeple dikkate alınamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olmuştur.

 

Belirtilen sebeple, 4857 Sayılı Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.”

 

alper@ikpaylasim.com 1979 yılında Ankara’da doğdu. 2001 senesinde Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Türkiye’nin önde gelen bağımsız denetim şirketleri olan Arthur Andersen ve Ernst Young’ da hukukçu olarak çalıştıktan sonra, mesleki faaliyetlerine serbest olarak devam etti. Halen serbest çalışmakta olup İş Hukuku ve Endüstriyel İlişkiler Danışmanlığının yanı sıra çeşitli kuruluşlarda seminer, konferans, hizmet içi eğitim gibi eğitim etkinlikleri de yapmaktadır. TRT Bünyesinde düzenlenen; Türk İş Hukukunun AB kuralları ile Uyumlaştırılması, İş Güvencesi konulu radyo programlarına uzman hukukçu olarak katılan Av. Alper YILMAZ, Yabancıların Çalışma ve İkamet İzinleri ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun Sonuçları konulu eğitim programlarında uzman hukukçu olarak görev almıştır. İşverenin Takdir Hakkı konulu makalesi Türk Hukuk Enstitüsü Dergisinde yayınlanan YILMAZ, hala çalışma hayatına ilişkin yazılı ve görsel platformlarda makale ve yazılarına devam etmektedir. Galatasaray Üniversitesi’nde Yüksek Lisans çalışmalarına devam eden Alper YILMAZ, İstanbul Barosu Çalışma Komisyonu ve Türkiye Personel Yönetimi Derneği (PEYÖN) üyesidir. Halen Legal İş ve Sosyal Güvenlik Dergisi Yayın Kurulunda görev almaktadır. Av. Alper YILMAZ, Fransızca ve İngilizce bilmektedir.