Yasemin, İzmir Amerikan Lisesini bitirdikten sonra Ege Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Ardından Boğaziçi Üniversitesi'nde İngiliz edebiyatı masteri yapmak üzere İstanbul’a taşın... [Devamı]

ADI ÇIKMIŞ OTUZA(!)=MEDİTASYON ve DEĞİŞİM

ADI ÇIKMIŞ OTUZA(!)=MEDİTASYON ve DEĞİŞİM

Biznis 4

20 küsür yıl kadar önce meditasyon denildiğinde aklıma  saçı sakalı karışmış sıska erkeklerin ve soluk renkli hafif pejmürde kıyafetli  sıska kadınların gözleri kapalı, bağdaş kurmuş hali gözümün önüne gelirdi.

 Ne yalan söyleyeyim, bu tip bir sahneyi düşündüğümde yüzüme limoni bir ifade yerleşirdi. Ve aklımdan geçenlerde şu minvalde :

“Bu ne Allah aşkına?…”

“Bunların işleri güçleri yok belli..”

“Kafayı sıyırmış, evladım sen önce dünya gaileni hallet sonra erersin yine…”

Gel gör ki meğerse ben bu hayata hiç bir konuda büyük konuşmamayı öğrenmek üzere gelmişim…

Burun kıvırdığım meditasyon uzakdoğudan bize ithal edilmiş alalade bir kavram değilmiş.

Bizzat Anadolu’nun bağrında yeşermiş tasavvuf düşüncesinin belkemiğindeki tefekkür ve zikirlerin bir başka oluş hali imiş…  Eski Türklerde sevgili doktor Mehmet Kasım’ın anlattığı üzre dalınç denirmiş. Yakın zamanlarda ise  bir nöron bilimci olan Dan Siegel zihnin ileri yaşlara kadar dinç olabilmesinin 7 önemli faktörlerinden biri olarak bu   “ İçe dönme zamanı” nı yani meditatif çalışmaları  gösteriyormuş

 İÇE DÖN ..Ve Kendine Gel

Koçluk biliyorsunuz değişim üzerine… Bu değişim sürecinde herkesin  hedefi ve ihtiyaçları farklı. Ancak

 zaman içinde gözlemlediğim iki temel iki şey var ki bunlar olduğunda, ya da öğrenildiğinde konu ne olursa olsun değişim çok daha etkili ve kalıcı oluyor.

 Dinleme ,ve kendini ifade etme, yani iletişim becerileri bu temel taşlardan birincisi.

 “İçe dönme zamanı “olarak adlandırdığım  ikincisi de yine  bir nevi  iletişim aslında, ancak bu iletişim kendi

mizle  gerçekleşiyor.

Çoğumuz bu ihtiyacın farkında olmasak ta aslında içimize dönmeye hava kadar, su kadar ihtiyacımız var. Yokluğu çoğunlukla  hayatımızda boşluk ve anlamsızlık, bir neşesizlik hali olarak aksediyor.

Hayatımızın temposu bazen hızla akan bir nehir gibi. Ancak dışardan bakıldığında çağlayan, köpüren nehirlerin tabanındaki suyun durgun olması gibi bizim de içimizde dingin ve tazelenmemize yardımcı olacak bir alan var.

Dolayısıyla akıntıdan yorulduysak, sakin sulara geçip dinlenmek için şimdiye odaklanmakla başlayabiliriz.  Bir çok farklı meditatif çalışma mevcut. Ben yeni başlayanlar için  Jon-Kabat Zinn’in 

  “ Basit Meditasyon” adını verdiği bu alıştırmayı öneriyorum.

 

Nefes çalışması  : Sakin ve  rahatsız edilmeyeceğiniz bir yerde her gün aşağıdaki alıştırmayı  5-10 dakika süresince yapın.

  • Rahatça oturacağınız yada sırtüstü yatabileceğiniz bir konumda olun. Eğer oturuyorsanız omurganızı dik tutun, omuzlarınızı aşağıya doğru gevşek bir şekilde bırakın.
  • Dikkatinizi karnınıza verin, nasıl her nefes alışta genişlediğini ve her nefes verişte büzüldüğünü hissedin.
  • Dikkatinizi nefesinizde odaklı tutun, her aldığınız nefesle bir olun. Ne zaman dikkatiniz nefesinizden uzaklaşsa, neyin sizi uzaklaştırdığını farkedin ve sonra tekrardan dikkatiniz karnınızda ve alıp verdiğiniz nefeste olsun.
  • Zihniniz nefesten uzaklaştığında , yapmanız gereken, aklınız nereye kaymış olursa olsun her seferinde tekrardan dikkatinizi nefesinize getirmek.
  • Bir hafta boyunca her gün bunu size uygun bir zaman diliminde yapıp , bir haftanın sonunda hayatınıza böyle bir içsel bir alıştırma katmış olmanın nasıl bir şey olduğunu hissedin.
  • Hiçbir şey yapmak zorunda olmadan sadece nefesinizle olmanın nasıl bir his olduğunun farkına varın.

  “Başlıyorum ama sürdürmekte zorluk çekiyorum, ne yapmalıyım?” derseniz de Bir kaç öneri:

  1. Her gün aynı saatlerde yapmaya gayret edin, zamanınız yoksa 2 dakika bile yeterli, önemli olan sürdürmek. Aynı yerde yapmakta önemli, buraya belki bir mum, sembolik bir başka obje koymak isteyebilirsiniz. Kimileri müzik eşliğinde yapmayı da tercih edebilir.

  2. Aklım hep başka yerlere gidiyor diyorsanız, işin ‘ raconu bu’ ! Zihnimiz maymun gibi daldan dala atlamak isteyecektir. Meditasyon için aslında zihni dağıldığı yerden tekrar tekrar toplamak hali diyebiliriz. Zaman geçtikçe bu daldan dala atlama durumu sakinleşecektir. O zamana kadar sabır  :)

  3. Hep sonunda uyuyakalıyorum hep derseniz sorun değil. Ancak uykuya dalmak uyku eksiğini gösterir. Bedenimize ihtiyacı olan uykuyu vermezsek tazelenmek ve  gün içinde öğrendiklerimizi pekiştirme şansımızı azaltmış oluruz. Çözüm : daha çok uyuyun. Meditasyonda uyuyakalmazsınız.

  4. Gün içinde hatırlamamız gereken o kadar çok şey var ki… Yeni bir alışkanlık olarak içe dönme zamanını hayatımıza kalıcı olarak sokmak istiyorsak o zaman bunun için bir hazırlık gerekiyor. Bunlar;  bir arkadaşınızdan size hatırlatıcı e-posta  atmasını ya da telefon etmesini istemek, kendi telefon ya da bilgisayarınıza alarm , banyo aynanıza hatırlatıcı bir mesaj koymak,  ayda 1-2 meditasyon yapmak için buluşacağınız bir gruba dahil olmak, arada meditasyon inzivalarına katılmak  olabilir.

  5. Nasıl çok sevdiğiniz bir arkadaşınızla buluşmaya giderken içinizdeki bir mutluluk hissi olur, içe dönme zamanınıza da böyle bir duyguyla yaklaşmanızı öneririm.

  6. Kimileri için dış motivasyon da, yani bir ödül/havuç önemlidir. Aslında sadece bir hafta düzenli yapsanız kendinizdeki farkı göreceksiniz. Fakat en baştan “Neymiş benim için bunun faydası”  diyorsanız aşağıda bir kaç tane listeledim.

 

Stresi, kaygıyı, depresif ruh halini, ‘aşmışlık’ hissini, uyku sorunlarını  azaltır.

Son 10 yılda yapılan araştırmalar diyor ki, hayatınız boyu hiç meditasyon yapmamış olsanız dahi iki ay boyunca düzenli yaptığınızda beyin kimyanızı değiştiriyorsunuz. Öğrenme kapasiteniz ve hafıza gelişiyor. Tepkisel olma durumunuz ise azalıyor. Endişelenme durumunuzda azalıyor, çünkü ‘şu an’ herşey yolunda.

 

           Bağışıklık sistemini ve  hücre yenilenmesini destekler.

Deepak Chopra; beyin cerrahı ve alternatif tıp uzmanı der ki, anda kaldığımız sırada hücrelerimiz yaşlanmaz. Bu da demektir ki, hayatımızdaki düzenli meditasyon anları bizi genç tutacaktır. J

 

          Duygu yönetimini ve huzur hissini artırır.

Kendini dinlemeyen başkasını dinleyemez derler. Meditatif çalışmalar empati yeteneğimizin artmasına  ve  karşımızdakilerle iletişimde daha iyi olmamıza sağlayacaktır.  Zaman içinde sezgilerimizin de güçlenmesine, dolayısıyla daha sağlıklı kararlar almamıza da yardımcı olacaktır.

 

Sizi ikna edebildim mi?

Yasemin, İzmir Amerikan Lisesini bitirdikten sonra Ege Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Ardından Boğaziçi Üniversitesi'nde İngiliz edebiyatı masteri yapmak üzere İstanbul’a taşındı. BU Yabancı Diller Yüksek Okulunda 1994'ten Almanya'ya gittiği 2001 yılına kadar öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2005 te Almanya dönüşü tekrardan başladığı üniversitedeki hocalık görevini 2007 de bırakarak psikoloji ve yaşam kalitesini iyileştirme konularında eğitim almaya ve çalışmaya yöneldi. Bir sömestr boyunca Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümünde özel öğrenci olarak okudu. Ardından Fa Koç Akademi'de İleri Düzey Koçluk Eğitimi aldı, eğitim sonrası Uluslararası Koçluk Sertifikasına ( AC; Association for Coaching) hak kazandı. Halen Ulus/ Etiler ofisinde bireysel koçluk seansları veriyor. İstanbul dışında yaşayanlarla da skype ve telefon üzerinden koçluk hizmetlerini sunuyor. Aldığı eğitimler : Temel EFT ( Fatma Can), Yaratıcı Drama( Hasan Nami Güner), Onarıcı Çemberlere Giriş ( Duke Duchscherer), Temel NLP( Ebru Uysal), Reiki 1-2(Elvira Zanghellini) ,Reiki Eğitmenliği ( Tanesh Bhugobaun), Dans Terapisi Grup çalışması ( Marianne Challier), Authentic Movement Beden Psikoterapi Eğitimi(Prof. Helen Payne)