Eskişehir doğumlu olan yazar Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi'nden mezun olmuştur. Eğitim iletişimi ve planlaması, insan kaynakları yönetimi, etkinlik yönetimi ve örgütsel iletişim konularına o... [Devamı]

BAŞARILI SUNUMLAR İÇİN HATALARI FARKETMEK

BAŞARILI SUNUMLAR İÇİN HATALARI FARKETMEK

Başarı, deneyimlerin ve düzeltilmiş hataların yansımasıdır diyebiliriz. Hatalardan ders aldığımız ve hatalarımızı düzelttiğimiz sürece biraz daha başarıyoruz. Elbette burada ki en önemli nokta yapılan hatanın farkına varmak. Farketmek, her meslekte olduğu gibi eğitim uzmanlığı için de çok kıymetli bir kavramdır.

Geçtiğimiz yıl, bilgiye ve pratiğe son derece hakim, alanla ilgili kitaplar yazmış ancak henüz farkında olmayan değerli bir hocamızın eğitimine katıldım. Zaman kavramı, zamanı kontrol etme yöntemleri, öncelikler planlaması derken sıcak ve rahat eğitim salonunun da etkisiyle hoca hariç herkes uyumak üzereydi. Yılların hocası, yıllar boyunca eğitim verirken bir taraftan da katılımcılar ne durumda diye bir sorgulasaydı, o anı farketseydi belki de bu yazı ortaya çıkmayacaktı.

Eğitimi yönlendirirken, aynı zamanda katılımcıların o anki yaptıklarını göz ucuyla kontrol etmek üstteki soruna çözüm olabilir. Acaba hangi eğitimcilerin programlarında esneyenler, akıllı telefonları ile oynayanlar, önlerindeki kağıda şekil çizenler var? Eğer eğitimlerinizde bu tür durumlar yaşanıyorsa anlık gözlem yaparak, değerlendirme analizleri kullanarak ya da sorular sorarak sorunun nedenini belirleyip; çözüm yollarını aramakta fayda var demektir.

Örnek vermek gerekirse;  problemin nedenlerinden birisi katılımcıların sıkılmasıdır diyebiliriz. Madem sorunlardan birisi tespit edildi o halde basit ve etkili birkaç çözüm yöntemini sıralayalım.

  • Eğitimi tamamen sözlü olarak sunmak yerine; eğitim oyunları, egzersizleri ya da vaka çalışmalarıyla destekleyebiliriz. Yaşayarak öğrenmenin en etkili öğrenme biçimi olduğundan yola çıkarak, katılımcıların etkin bir şekilde görev aldığı oyunlar ve vaka çalışmaları hem kalıcılığı arttıracak hem de dinleyici konumdan çıkıp aktif rol üstleneceklerinden sıkılmayacaklardır.

  • Eğitimlerde sabit ses kullanmak yerine sesimizi vurgulamalara göre alçaltıp, yükseltmek; konuya göre sesimizin stilini düzenlemek ve anlaşılır bir şekilde orta seviye bir hızda konuşmak işe yarayabilir.

  • Eğitimleri konuya göre hikaye ya da fıkralarla desteklemekte sunuma enerji katarken aynı zamanda verilmek istenen mesajı kuvvetlendirerek kalıcılığa katkı sağlayacaktır.

  • En keyiflisi de katılımcılarla sürekli göz teması kurmak ve sunum içinde isimleriyle davet edip fikir ve deneyimlerinin paylaşılmasına imkan vermektir.

Mustafa Kemal Atatürk, “ Ben bir işte nasıl başarılı olacağımı düşünmem. O işe neler mani olur diye düşünürüm. Manileri ortadan kaldırdığımda iş kendiliğinden yürür der. Farketmeden yaptığımız hataların başarı için engel olduğu varsayılırsa, öncelikli olarak engelleri belirleyip o engelleri ortadan kaldırmanın gerekli olduğu ortadadır. Ortada bir sorunun varlığını farkettik. Sorunun kaynağını belirledik. Çözüm yollarını sıraladık. En uygun olanlarını seçtik ve uyguladık. Bu iş burada bitti mi elbette hayır. Son adım ise her seferinde farketmeye açık olmaktır.

Eskişehir doğumlu olan yazar Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi'nden mezun olmuştur. Eğitim iletişimi ve planlaması, insan kaynakları yönetimi, etkinlik yönetimi ve örgütsel iletişim konularına odaklanmaktadır. Şu anda makina ve otomotiv üretimi alanında faaliyet gösteren bir firmada Eğitim ve İç İletişim Uzmanı olarak kariyerine devam etmektedir.