Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Politika bölümü mezunu olan Suna Kabadayı; profesyonel yaşama hızlı tüketim global markalarının pazarlama alanında başladı. Bu alanda edindiği 10 yılı aşkın deney... [Devamı]

BU ETEK ÇOK MU BOL, BU CEKET ÇOK MU DAR?

BU ETEK ÇOK MU BOL, BU CEKET ÇOK MU DAR?


İyi giyinen şık bir profesyonel olarak anılmak için  nelere dikkat etmeliyiz? Marka mı giyinmek şart mıdır? Modaya uygun giyinmek konusunda kaygılanmalı mıyım? Hangi renkleri seçmeliyim? Aksesuar gerekli midir? Saat takmasam olmaz mı? Hangi marka statüme uygun düşer?

Şirket seminerlerinde en sık karşılaştığım sorulara göz atmak için notlarımı karşıtırdığımda karşıma bunlar çıktı. Herbiri bir makale konusu olabilir..Ancak bugün konumuz kıyafetlerin duruşu olsun..Hangi marka olursa olsun, hangi kumaş yada renk olursa olsun bir kıyafet üzerimizde nasıl durması gerekir, bunu konuşalım biraz..Çünkü hangi kumaş yada renk olursa olsun, ya da hangi marka olursa olsun, kıyafet sizin üzerinize iyi oturmuyorsa etkisi hiç iyi olmuyor.

Üzerinizden dökülen bir ceketle,paçaları kısa bir pantolonla ya da kolları uzun gelen bir gömlekle, belden çeken bir etekle giyime ne kadar bütçe ayırırsanız ayırın, kıyafetlerinizin etiketinde ne yazarsa yazsın şıklığınızla nam salmanız mümkün değil. Bu durumda detaylara odaklanmak gerekiyor. Nedir o detaylar..Buyrunuz bir imaj danışmanının kıyafet denerken kontrol noktalarına bir göz atınız.

 

Ceket, Blazer

  • Öncelikle düğmelenebiliyor mu? Hayırsa size uygun değil. Bu kadarı basit peki iliklendiğinde vücudunuza paralel muntazam bir duruşu var mı, önünde yakasında açılma, kıvrılma, bükülme var mı? Olmamalı.
  • Ceketin omuzları ne durumda? Sizin omuz hattınızda bir parmak kadar taşma yapması yeterli, fazlası ceketin çok büyük olmasına delalaettir.
  • Ceketinizin kol boyu el bilek kemiğinize ulaşırken gömlek kolunuzun ceketin kolundan yarım ile bir santimetre kadar dışarı çıkması makbüldür, takriben bir parmak kalınlığı diyebiliriz.Ceketinizin kolu çok uzun olursa hantal çok kısa olursa da emanet duracaktır.
  • Ceketinizin yan dikişleri muntazam mı? Pot yapıyor mu?
  • Ceket yakası enseyi saracak kadar yakın duruyor mu, gömleğiniz bir santim kadar ceket yakasından gözküyor mu?

 

 

Bluz ve gömlekler

  • Gömleğinizin yakası boynunuzu sıkıştırmada sizi boğmadan sarıyor mu? Yakası ilikli kullanacaksanız bir parmak kadar boşluk var mı?
  • Gömleğinizin kolu  omuz başınızda pivot kemiği denen oynar kemikle aynı hizada mı?
  • Gömlek kolunuz bilek kemiğinizi kapatıyor mu?

 

Pantolonlar

  • Belinizde yeterince hareket alanı var mı yani pantolonunuzun beeline 2 parmağınızı sokacak kadar yer var mı?
  • Özellikle hanımlar için önemli bir detay : basen bölgesinde kumaşı iki parmakla cicmcikler gibi tutup hareket ettirebilecek esneklik var mı?
  • Yan cepler aralanmadan muntazamn ve düz duruyor mu?
  • Otururken veya yürüken pantolonun ağ kısmıyla rahat mısınız?Ne çok yüksek ve sımsıkı oturan bir ağ ne de bol ve dökülen bir ağ sizi rahat ettirmediği gibi estetik olarak da tatmin etmez.
  • Ağ kısmında yatay kırışıklıklar olmamalı.
  • Erkek giyiminde paçalar ayaktayken ayakkabının topukla birleştiği noktaya teğet olmalı, kadın giyimindeyse özellikle topuklu ayakkabılarla kullanımda topuğun sadece bir parmak kadar gözükmesi bacak boyunu daha uzun göstereceğinden paçalar biraz uzun kullanılabilir

Etekler

  • Tıpkı pantolonlardaki gibi belde bir hareket alanı var mı? Unutmayın 2 parmak kuralı burda da geçerli
  • Yan dikişleri muntazamn bir dökümle aşağı doğru iniyor mu yoksa potlar var mı?
  • Yırtmaç pile gibi detaylar muntazam duruyor mu?
  • Etek boyu önde ve arkada eşit olmak üzere yere paralel mi? Zaman zaman arkada veya önde basen veya karın potluğuna bağlı olarak etekler daha kısa kalabilirler, göznüzden kaçmasın.

Özetle,

  • Kıyafet çok bol yada çok darsa
  • Oturup kalkarken rahatsızsanız
  • Kıyafetin bir tarafı vücudunuza oturuken diğer tarafı bol kalıyorsa örneğin baseni sarıp belde boşluk kalıyorsa
  • Siz hareket halindeyken çekiştirmeniz gerekiyorsa
  • Kollarınızı kaldıramıyor dizlerinizi bükemiyorsanız
  • Göğüs, karın ,basen yada bacak bölgenizde toplanıyor, potlar yapıyorsa
  • Çok kısa yada çok uzunsa

Kıyafet vücudunuza uygun olmayacağından hem sizi hem etrafınızda sizi izleyen gözleri rahatsız edecektir. Bu da bırakmak istediğiniz profesyonel kalite etkisine hizmet etmeyecektir.

Benim en sık karşılaştığım kıyafet hatalarına da değinecek olursak,

  • Kısa pantolon paçaları
  • erkek gömleklerinde omuz kemiğini ıskalayan kollar, genelde omuzdan dökülen gömlekleri görüyorum
  • Uzun ceket kolları
  • Önü iliklenince çekme yapan dar ceketler
  • Özellikle jean pantolonlarla çok alçak bel ve çok dar kesimlerde bel çevresinde simit görüntüsü
  • Arkada daha kısa duran etekler

Bu imaj kırıcılardan kurtulmak için yapılacaklar  belli. Öncelikle size uygun kalıpları çalışan markaları bulup, tercihinizi bunlardan yana kullanmak. Bu biraz zaman alabilir biraz yorucu olabilir ama emin olun sonuca değer. Örneğin çizgisini , tasarımlarını  çok sevdiğim halde pantolon kalıplarının bana uygun olmadığını bildiğim birkaç marka var ki artık o mağazalarda pantolon denemekle vakit kaybetmem. Pantolon alışverişimi kalıbı  bana daha uygun olan farklı bir markadan tercih ederim çünkü biliyorum ki pantolon ağında tadilat en meşaketli tadilatlardan. Malesef yüzünüzü gülderen sonuçlar çıkmıyor.Diğer yapılması gereken de hazır bahar gelmişken alışveriş eksik listelerinizi çıkarırken gardrobunuzu iyice bir gözden geçirirken kıyafetleri deneyip saydıklarımız gibi  rahatsız edici detayları yakaladığınızda dikişine güvendiğiniz bir terzi veya komandaturacının kapısını çalmak.

Yani aslında profesyonel şıklık da aslında uzun dönemde edinilen tecrübeler gibi. Biraz zaman ayırmak biraz çaba sarfetmek gerekiyor. Tadilatları tamamlanmış, her an giyime hazır temiz bakımlı  ve size yakışan temel parçalardan oluşan iyi organize olmuş bir çekirdek gardrop profesyonel yaşamda kullanabileceğiniz kaynaklarınızdan biri olarak yüzünüzü güldürecektir. Unutmayın ki ikinci bir ilk izlenim şansınız yok.

Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Politika bölümü mezunu olan Suna Kabadayı; profesyonel yaşama hızlı tüketim global markalarının pazarlama alanında başladı. Bu alanda edindiği 10 yılı aşkın deneyimi, imaj danışmanlığı ve koçluk programlarıyla güçlendirerek bireysel marka yönetimi alanına taşıdı. İmaj danışmanlığı ile ilgili eğitimlerini Amerika'da sırasıyla Conselle Institute of Image Management ve Science and Art of Color'da tamamladıktan sonra, 2005 yılında kendi firması olan SekizinciRenk'i kurdu. Merkezi Washington'da bulunan Uluslarası İmaj Danışmanları Derneği'nin (A.I.C.I.) profesyonel uzmanlık sertifikasına da sahip olan Suna Kabadayı bireysel imaj danışmanlığı yapmanın yanısıra kurumlara yönelik profesyonel imaj, serbest giyim, etkili sunum ve iletişim becerileri, uluslararası iş ve sosyal yaşam etiketi konularında eğitim ve danışmanlık hizmeti vermektedir. Yenibiris.com ve Yenibiriş Dünyası dergisinde 2006 yılından bu yana köşe yazıları aracılığıyla okuyucularıyla buluşan Kabadayı'nın çeşitli internet sitelerinde yayınlanmış makaleleri bulunmaktadır. İlk kitabı "İmajınızı Nasıl Alırsınız: İçten Dışa Kişisel İmaj Yönetimi" Şubat 2011'de Elma Yayınevi'nden çıktı. Bireysel danışmanlık çalışmalarını gizlilik anlaşmaları dâhilinde yürüten Kabadayı'nın birlikte çalıştığı kurum ve kuruluşlar arasında; Akbank, TEB, Şekerbank, Ziraat Bankası, Türk Hava Yolları, Türk Telekom, TTNET, Global Bilgi -Turkcell, CİV Hayat Sigorta, Accor Oteller Grubu, Garanti Emeklilik, Evyap, Peryön, Atasay, Koç Holding, De Facto, Wyeth, Novartis, Sandoz, Samsung, Nobel gibi sektöründe lider isimler bulunmaktadır.