Eray Beceren, Yeditepe Üniversitesi “Eğitim Yönetimi ve Denetimi” yüksek lisans programı mezunudur. 25 yıl çeşitli kademelerde Eğitim Planlama ve Yönetimi görevlerinde bulunmuş, Yönetim ve Liderlik konularında ... [Devamı]

BU SABAH İŞE HANGİ RUH HALİYLE GELDİNİZ

BU SABAH İŞE HANGİ RUH HALİYLE GELDİNİZ

 

SABAHİŞBASIİş hayatında en önemli sohbet konularından biri "Pazartesi sendromu"dur. Elbette hafta sonu tatilinden sonra ya da uzun tatlden sonra işe başlamak pek keyifli bir iş değildir. Ama bu konuda bildiğim bir şey var. Herşeyin tek sorumlusu, iç sesimiz, düşüncelerimiz.

 

Duygusal ve Sosyal Zeka eğitim ve seminerlerimin tanışma aşamasında katılımcılara “duygu durumlarını” sorarım. Duygu durumlarını 100 üzerinden değerlendirmelerini ve nedenlerini paylaşmalarını isterim. Bunu uygulamadaki amacım hem güne, eğitime ısınma, hem de kişilerin dönüp duygularına bakmaları ve duyguları hakkında konuşmalarıdır. Bu konuşmalar esnasında gördüğüm önemli etkiler şunlar; eğitim Pazartesi ise Pazartesi sendromu ve daha sonra hava durumu, trafik şartları, aile ile ilgili gelişmeler, işle ilgili beklentiler, ilişkilerdeki olumlu ya da olumsuz gelişmeler, ülkenin ekonomik durumu… vs. kişilerin duygu durumlarını etkilemektedir. Bu etkiler kişiden kişiye de farklılık göstermektedir. Duygu durumumuz iş ve özel hayatımızda düşündüklerimiz, davranışlarımız, söylediklerimiz ve performansımız üzerinde etkisi vardır.

 

Bu konuda www.yenibiris.com tarafından yapılan mini anket sonuçlarına göz atalım.

 

Sabah işe hangi ruh haliyle geliyorsunuz? (Katılımcı Sayısı: 11.236)

Çok şükür bir işim var en azından, diyerek    % 28.6
Allah kahretsin, diye ayaklarım geri geri giderek    % 21.9
Ne mutlu ne mutsuz, alışkanlıkla    % 18.9
Ne yapalım kaderimiz bu, diyerek    % 16.9
Severek, mutlu bir şekilde    % 13.8
Kaynak: www.yenibiris.com 

Bu konuda Claus Moller tarafından AB ülkelerinde yapılan bir araştırma var. Buna göre araştırmaya katılanların % 80’i işe yürekten gitmiyor, sadece % 20’si işe yüreğini koyuyor. 

Yukarıdaki anket sonucuna göre bizde işe yüreğini koyan % 13.8 gözüküyor.

Konuya bir başka açıdan bakarsak ruh hali iş yerindeki performansı ve ilişkileride çok önemli ölçüde etkiliyor demiştik. Bu bana “Tanrılar Okulu” isimli kitabın yazarı Prof. Stefano E. D’Anna’nın bir konferansta söylediklerini hatırlattı. Kısaca söyledikleri şöyleydi. "Gelecekte iş yerlerinin girişlerinde duygu algılayıcıları olacak. Gelen çalışanların duygularını algılayarak onlara ya “Cafer Bey bugün duygu durumunuz pek iyi değil, gidin dinlenin duygu durumunuzu düzeltip işe öyle gelin.” der ve kapı açılmaz. Ya da “Kaya Bey duygu durumunuz iyi, iyi çalışmalar, iyi günler” der ve kapı açılır."

Evet söz gene döndü dolaştı geldi “duygusal farkındalık” ve “özdenetim” konularına. Hangi durumlarda hangi duygu durumlarını yaşıyoruz, bu durumların bize etkileri nelerdir? Bu anları kontrol edebilmek için (asla bastırmak değil) kişiye özel ne gibi tedbirler almalıyız? Bu konuların üzerine biraz daha çalışmak gerekiyor

 

 

Eray Beceren, Yeditepe Üniversitesi “Eğitim Yönetimi ve Denetimi” yüksek lisans programı mezunudur. 25 yıl çeşitli kademelerde Eğitim Planlama ve Yönetimi görevlerinde bulunmuş, Yönetim ve Liderlik konularında eğitimler vermiştir. Halen serbest "Eğitim Danışmanı" olarak çalışmaktadır. Bahçeşehir Üniversitesinde “Duygusal Zeka” dersi vermiştir. Ayrıca çeşitli eğitim firmaları vasıtası ile kurum ve şirketlere “Duygusal - Sosyal Zeka” ve kişisel gelişim eğitim ve seminer çalışmaları devam etmektedir. Human Resources, Personal Excellence, Çoluk Çocuk, Kişisel Gelişim, Uğur Kariyer, Kariyer Dergisi, Eğitim İletişim Dergilerinde ve www.yenibiris.com’da çeşitli makaleleri yayınlanmış, çeşitli sempozyum ve kongrelerde bildiriler sunmuştur.