Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Politika bölümü mezunu olan Suna Kabadayı; profesyonel yaşama hızlı tüketim global markalarının pazarlama alanında başladı. Bu alanda edindiği 10 yılı aşkın deney... [Devamı]

ERKEK GİYİM MERCEK ALTINDA…

ERKEK GİYİM MERCEK ALTINDA…


Sıcak yaz günleri kapıda ,İnsan Kaynakları yöneticilerinin zorlu mücadelesi başladı bile. Yaz mevsimi giyim konusunda en geleneksel kuralları benimseyen sektörlerde bile çalışanların daha az kıyafet daha çok ten sloganını  yeni giyim parolası kabul ettiği bir sezon  olarak kurumsal yaşamın üstüne gölge düşürüyor. Kadınların giyimi hakkında çok söz söyledik, hep kadınlar oyun bozan olarak değerlendirildi kurumsal resimde.Bu defa ben  beylerin serbest giyim seçimlerini mercek altına almak istiyorum.

İş hayatında alternatif çareler sık sık gündeme geliyor.Serbest giyim modeliyle mi çalışanları motive etsek? Isınan havalarla birlikte kıyafet yönetmeliğini mi yenilesek? Durum kontrolden çıktı, acil bir duyuru yayınlansın! Bazı firmalar ise seçimini bizden yana kullanıyor: imaj danışmanını davet edelim,o çalışanı küstürmeden, hem giyimin inceliklerini hatırlatsın, hem de modayı takip ederken profesyonel görünüme zarar vermeyen seçimler konusunda ona rehber olsun.Bazı müşterilerimle çalışanlara yönelik alışveriş programları da planlıyoruz zaman zaman. Tüm dünyada giderek yaygınlaşan bu uygulama modeli sayesinde  çalışanı kişisel imaj konusunda bilinçlendirirken profesyonel yaşamda uygun giyimi onun için bir ceza değil, motivasyon haline getirmek mümkün.

Kıyafet yönetmeliklerinde özellikle parmak arası, önü – arkası açık ayakkabılar, göbeği, sırtı ve göğsü açıkta gösteren kıyafetler, aşırı makyaj ve abartılı takılar ile mini etekler hem kurum ciddiyetini bozduğu hem de çalışanın motivasyonunu düşürdüğü gerekçesiyle pek çok firmanın  yasaklı listesinde yerini alıyor. Bunlara göz alıcı renkte kıyafetler de eklenebilir ki bu yazın modasına bakınca durum biraz çelişkili. Yönetmeliklere bakınca kuralların daha çok kadınlar için konduğunu hissettiyor tüm bu detaylar, erkeğin işinin çok daha kolay olduğu varsayılarak.

İşyerinde dekolte sadece kadınların problemi mi?

Öte yandan erkekler Cuma günleri tshirtle işe gelmek istiyor , serbest bırakalım mı? Haftaiçi kravatı çıkarsınlar mı? Peki ama hangi Tshirt? Üzerinde en sevdiği bira markasının sloganını taşıyan tshirtle mi gelecek işe yani?

Serbest giyim deyince erkekler için de kumaş pantolon ve yakalı giyim kuralı yazılır kısaca, işlem tamamdır.Haklısınız, yaka doğru tesbit.Gelin görün ki iş bu kadarla bitmiyor. Mesleğim  gereği her daim gözüm açık, gördüğüm iyi ve kötü örnekleri hafızam kayda alıyor. Ve bunlardan birini sizin için zihnimde canlandırmak pek zor değil. Asansördeyim, yaratıcı sektörde hizmet sunan bir firmada Türkçesi bir iletişim ajansında toplantım var. Asansörden birlikte indiğim 3 kişi benimle aynı kapıya doğru yöneliyor.Onlar müşteri. Kapıda onları karşılayan genç çalışanın üzerindeki gömleğin açık bırakılmış düğme sayısıyla beraber altına giydiğin jean pantolonun yırtıkları benim kadar onların da dikkatini çekmiş olmalı ki sadece benim için değil oradan geçen herhangi bir izleyici için bakışlarını okumak hiç zor değil.

Serbest giyim problemleri neden kaynaklanıyor?

Gerekçesi ne olursa olsun, ister sektör dinamikleri, ister motivasyon, ister mevsim baskısı serbest giyim uygulamalarını kontrol altında tutmak zordur.Problem kısmen serbest giyimin doğru tanımlanamamış olmasından kaynaklanıyor. Kimine göre kravatı çıkarmak, kimine göre ceketi de çıkarmak serbest anlamına gelirken kimi haftasonu kıyafetiyle işe gelebilmeyi anlıyor serbest giyimden. Moda ve dekoltenin sınırları kadınları zorluyor ama erkekleri zorlayan bir önceki örneğin aksine genelde dekolte değil.Sorun ayrı parçaları biraraya getirerek uyumlu giyinebilmek. Serbest giyim altında, ister ceketli spor giyim ister ceketsiz spor giyim olsun,üniforması  takım elbise yerine farklı renk ve kumaşlardan yapılmış giysileri biraraya getirmek gerektiğinde erkekler kadınlardan daha çok baskı altında hissediyor kendini bu da seçimlerine yansıyor. Örneklerini politikacılarımızın basına yansıyan haftasonu giyimlerinden de takip etmek mümkün, farkediyor musunuz çoğu zaman nasıl emanet duruyor  üstlerindeki giysiler.Neler görmedik ki bugüne kadar .. Kiminin ayağında sandaletle giydiği çorapla çekilmiş bir fotoğrafını gördük, kiminin üstünde eski yüzlü koyu renkli buruşuk keten ceket içine giydiği yakası yamulmuş kareli turuncu sarılı bir gömlek. Fazla söze gerek yok, siz de bana katılıyorsunuz değil mi?Serbest giyim varsayıldığı gibi sadece kadının oyunbozanlık yaptığı bir alan değil.

 

Serbest giyimde beylere özel tavsiyeler

1-Kıyafetler demode olmamalı.

  • Giysilerinizin de fikirleriniz gibi modern çizgiler taşıması  önemli.Aksi çağ dışı düşünce modellerine saplanıp kaldığınız mesajını veriyor izleyicinize.
  • Elbette modayı takip ederken güven ve itibar mesajlarına zarar vermeyecek sınırlarda kalmaya dikkat etmek de ayrı bir ustalık.Sizin sınırlarınızı bulunduğunuz sektör çiziyor, siz bu sınırları hafızaya alıp, erkek giyiminde gündemi yakalamak üzere vitrinlere biraz daha dikkatli bakın. Kaç düğmeli ceket, ne renk gömlek, pantolon kesimi, ayakkabı modelleri nasıl? Güncel, dinamik bir  profesyonel imaj daima kazandırır.

2-Kıyafetler vucüda uygun bedende olmalı.

  • Yani giysileri üzerinize uyduracak gerekli tadilatlar uygulanmış olmalı, siz izleyici karşına çıkmadan önce. Pantolon paçası olsun, ceketin kol boyu ya da beli olsun, gerekli daraltma, kısaltma işlemlerinine özen gösterin. Kıyafet üzerinizde emanet durmamalı ki dikkati dağıtan olumsuz sinyaller göndermesin.

3-Detaylar önemlidir, ayakkabılar, kemerler..

  • Sadece ayakkabı ve kemerin renk uyumundan bahsetmiyorum. Özellikle kemer bakımı nedense beylerin dikkatinden kaçabiliyor, ayakkabı kadar önemlidir derisinin soyulmamış, ayrılmamış bir kemerin pantolonunuz doğru yerde ve doğru ölçüde sarması.
  • Pantolon belinin yere paralel olması gerektiğini hatırlatmaya gerek var mı?

4- Renk seçimleri önemlidir.

  • Takım elbiselerinizi çıkardığınızda açık renk gömlek ve güçlü kravatlarla sağladığınız yüksek renk kontrastı ortadan kalktığında da görünür olmanız gerekli. Teninize yakışan, sizi görünür kılan renkleri seçin ama siz yine de parlak neon ışıklarının etkisinde kalmayın.
  • Bej üstlerden uzak durun, bej pek az kişiye yakışan bir renktir. Bizde bilinen adıyla Ecevit mavisi ise pek çok tene yakışan bir tondur.Büyük desenlerden uzak durun, ekose ve çizgiler profesyonel yaşamda her zaman daha güvenlidir.

5-Seçimlerinizde fiziksel özelliklerinizi de göz ardı etmeyin.

  • Mesela İtalyan yaka denen yaka kesimi açık gömleği giymek için çene kemiğinizin biraz daha ince yapılı, yüzünüzün daha inceve uzun olması avantajdır.
  • Bir başka örnek  serbest giyimde beylerin  uzun kesimli gömlekleri pantolonun dışına çıkadıklarını görüyorum sıksık. Oysa  dıştan giyilen gömleklerin boyu kısa olmalı çünkü bacak boyu kısa kaldığında, üste çıkarılan uzun gömleklerle silüet daha da kısalıyor.Çizgilerin boyu uzatma etkisi bilinir oysa kalın çizgili gömlekler kişiyi olduğundan kilolu gösterebiliyor.
  • Kilo probleminiz varsa yine  parlak renklerden kaçınmanız uygun olur, çünkü parlak renkler insanı olduğundan daha kilolu gösterir..

Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Politika bölümü mezunu olan Suna Kabadayı; profesyonel yaşama hızlı tüketim global markalarının pazarlama alanında başladı. Bu alanda edindiği 10 yılı aşkın deneyimi, imaj danışmanlığı ve koçluk programlarıyla güçlendirerek bireysel marka yönetimi alanına taşıdı. İmaj danışmanlığı ile ilgili eğitimlerini Amerika'da sırasıyla Conselle Institute of Image Management ve Science and Art of Color'da tamamladıktan sonra, 2005 yılında kendi firması olan SekizinciRenk'i kurdu. Merkezi Washington'da bulunan Uluslarası İmaj Danışmanları Derneği'nin (A.I.C.I.) profesyonel uzmanlık sertifikasına da sahip olan Suna Kabadayı bireysel imaj danışmanlığı yapmanın yanısıra kurumlara yönelik profesyonel imaj, serbest giyim, etkili sunum ve iletişim becerileri, uluslararası iş ve sosyal yaşam etiketi konularında eğitim ve danışmanlık hizmeti vermektedir. Yenibiris.com ve Yenibiriş Dünyası dergisinde 2006 yılından bu yana köşe yazıları aracılığıyla okuyucularıyla buluşan Kabadayı'nın çeşitli internet sitelerinde yayınlanmış makaleleri bulunmaktadır. İlk kitabı "İmajınızı Nasıl Alırsınız: İçten Dışa Kişisel İmaj Yönetimi" Şubat 2011'de Elma Yayınevi'nden çıktı. Bireysel danışmanlık çalışmalarını gizlilik anlaşmaları dâhilinde yürüten Kabadayı'nın birlikte çalıştığı kurum ve kuruluşlar arasında; Akbank, TEB, Şekerbank, Ziraat Bankası, Türk Hava Yolları, Türk Telekom, TTNET, Global Bilgi -Turkcell, CİV Hayat Sigorta, Accor Oteller Grubu, Garanti Emeklilik, Evyap, Peryön, Atasay, Koç Holding, De Facto, Wyeth, Novartis, Sandoz, Samsung, Nobel gibi sektöründe lider isimler bulunmaktadır.