İki Soru

İki Soru

Nerede ise yirmi senedir insanlar ile; insanlara dair konular üzerinde yoğunlaşarak geçirdiğim bir çalışma hayatım var.

Geçen sene; hayata bir es verme ihtiyacı duyarak İstanbul'dan ayrıldım ve küçük bir ilçe olan Akhisar'a geçici olarak yerleştim.

Kimi zaman Zeytin bahçelerin de çalıştım, kimi zaman pazar tezgahında; kimi zaman fayans döşedim, kimi zaman kiremit aktardım; kimi zaman tezgahtarlık yaptım, kimi zaman gönüllü ders verdim.

Uzun yıllarımı vererek; sırça köşkler içerisinde ve büyük çevreler ile iç içe edindiğim yirmi yıllık tecrübenin eşdeğerine şu geçen on aylık sürede sahip oldum.

Şimdiler de; verdiğim es süresi doldu ki; bir arayış içerisine girdim.

Sormak isterim size; sırça köşkünden hiç çıkmamış ve yıllarca benim yaptığım gibi sadece ego'sunu büyütmüş birisi; beni nasıl değerlendirecek ve işe yarayıp yaramayacağım konusunda ön yargısız nasıl karar verecek ?

Okullarda alınan eğitimler; üzerine sırça köşklerde, büyük ama bir o kadar da dar kalıpların içerisinde edinilen iş tecrübeleri ile; yapılan en doğruyu ben bilirim söylemleri nasıl doğru bir sonuç çıkartacak?

Paylaşmak ise söz konusu olan; içerisinde hem Mevlana'nın felsefesinin parçacıklarını taşıyan, hem de iş dünyasına dair unsurları taşıyan bir paylaşım size.

Sağlık, mutluluk ve huzur ile kalın…

hkn…