İŞ YERİNDE PSİKOLOJİK ŞİDDET…

İŞ YERİNDE PSİKOLOJİK ŞİDDET…


TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu bünyesinde kurulan İş Yerinde Psikolojik Şiddet (Mobbing) ve Çözüm Önerileri Konulu Alt Komisyon, Türkiye’de Mobbing ile ilgili ilk davayı kazanan Avukat Ayşe Altıparmak’ı ve Türkiye’deki ilk mobbing eğitim merkezi kurucusu Çağlar Çabuk’u dinledi.

17 Aralık 2010 Cuma

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu bünyesinde kurulan İş Yerinde Psikolojik Şiddet (Mobbing) ve Çözüm Önerileri Konulu Alt Komisyon, Türkiye’de Mobbing ile ilgili ilk davayı kazanan Avukat Ayşe Altıparmak’ı ve Türkiye’deki ilk mobbing eğitim merkezi kurucusu Çağlar Çabuk’u dinledi.


Çağlar Çabuk yaptığı konuşmada, her tacizin mobbing olmadığını belirtti.

Bir davranışın mobbing olarak algılanabilmesi için, süreklilik, kısıtlılık ve sistematiklik olması gerektiğini söyleyen Çabuk, mobbingde sıklıkla ilgili olarak, en az hafta bir kez karşılaşılan bir olay şeklinde rastlandığını belirtti.


Süreye bakıldığında ise, en az 6 ay belli bir davranış ile karşı karşıya kalmanın “mobbing” olabileceğini söyleyen Çabuk, süreyle ilgili toplumlarda değişiklikler olabileceğini, örneğin İtalya’da 3 aylık bir sürenin de belli davranışların “mobbing” olarak algılanması için yeterli olduğunu vurguladı.


Davranış tarzları hakkında da bilgi veren Çabuk, sağlığa yönelik saldırılar olabileceğinden bahsetti.


Bu davranışların neden yapıldığına dair cevapları da aradıklarını söyleyen Çabuk, nedenlerin sorunlu bir iş ortamı olabileceğini söyledi.


Mobbing’in başlangıcına, kişisel antipati, din, ırk, sosyal farklılıklar, kıskançlık veya ego tatmini gibi nedenlerin sebep olabildiğini söyleyen Çabuk, gelişme aşamasında ise “onu nasıl daha kötü hale getirebilirim” düşüncesinin hakim olduğunu ve mağdurun davranışlarında da ciddi değişiklikler yaşandığını vurguladı.


Çabuk, davranışların sonucunda ise istifa, hastalık nedeniyle uzaklaşma gerçekleştiğini kaydetti.


Hem işe yönelik saldırılardan , hem de kişiye yönelik saldırılardan bahseden Çabuk, Robert Kolejli birinin farklı becerileri nedeniyle, Açık öğretim mezunu birinin de farklı sebeplerle mobbing’e maruz kalabileceğini söyledi.


Çabuk, iletişime yönelik saldırılar ile de karşılaşılabileceğini belirtti. Bir insanı yok saymanın da bunun en belirgin örneklerinden biri olduğunu söyleyen Çabuk, fiziksel bir engeli olan birinin de mobbing ile karşılaşabildiğini belirtti.


Bir kişiye fazla iş verilmesinin, aşağılayıcı iş verilmesinin “mobbing” olduğunu söyleyen Çabuk mağdurlarda hastalık semptomları görülebileceğini kaydetti.


Çabuk, iş yerinde psikolojik şiddete maruz kalan birinin içine kapanabileceğini, destekçi arayabileceğini veya hastalık izinleri almaya başlayabileceğini ifade etti.


Mobbing davranışında mağdurların kanıtları ve tanıkları olmasının önemli olduğunu söyleyen Çabuk, bunun ileride gerebilecek bir dava sürecinde gerekli olduğunu vurguladı.


Türkiye’de Mobbing ile ilgili ilk davayı kazanan Avukat Ayşe Altıparmak ise yaptığı konuşmada, mobbing ile ilk defa 2006 yılında bir arkadaşının kendisine yaşadığı sorun ile ilgili gelerek dava açmak istediğini söylemesiyle karşılaştığını kaydetti.


Mobbing’in ileride mevzuatta daha çok yer alacağını söyleyen Altıparmak, “Kocasıdır döver” anlayışı nasıl yok olmaya başladıysa “Yöneticidir yapar” anlayışının da zamanla yok olmaya başlayacağını ifade etti.


Mobbing’in pek çok ülkede suç olarak görüldüğünü söyleyen Altıparmak, bazı ülkelerde işten çıkarmayı zorlaştırıcı önlemlerin ve kişi işten çıkarılsa bile 1 yıllık maaşının ödenmesi gibi uygulamaların olduğunu hatırlattı.


Altıparmak, karşılaştığı durumlar ve dava süreçleri hakkında da bilgi verdi.


(16.37)

http://www.meclishaber.gov.tr