Eskişehir doğumlu olan yazar Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi'nden mezun olmuştur. Eğitim iletişimi ve planlaması, insan kaynakları yönetimi, etkinlik yönetimi ve örgütsel iletişim konularına o... [Devamı]

Keyifli Sunum İçin Pratikler

Keyifli Sunum İçin Pratikler

sunum pratikleriHer çalışan mutlaka sunum yapma keyfini tatmıştır ya da tadacaktır.  Bu bazen satmaya çalıştığımız bir ürün, bazen uzun zamandır üzerinde emek verdiğimiz bir proje, bazen de işe girmek için ter döktüğümüz mülakat anı, çoğu zamanda eğitimlerdir. Hepsinin ortak noktası bir şey sunuyor olmamızdır. Sunum, “iletmek istediğiniz mesajların karşı tarafa direkt olarak anlatılması”* şeklinde sözlüklerde yerini alsa da o kadar basit olmadığını hepimiz biliyoruz. Daha keyifli, daha kalıcı ve interaktif sunumlar için bazı temel pratikleri paylaşacağım.

  • Sunum sürecinin ilk adımı, sunum amacının belirlenmesi ve katılımcılar ile ilgili bilgi toplanmasıdır. Katılımcının konuyla ilgili bilgi seviyesi, eğitim durumu, yaşı gibi bilgilerin önceden belirlenmesi sunum tasarımında yol gösterici olur. İçerik, örnekler ve uygulamalar katılımcılara ne kadar hitap ederse, sunumda o doğrultuda etkisini gösterir. Unutmamak gerekir ki, her sunumun amacı farklıdır. Bilgilendirme, tutum kazandırma ya da ikna etme amacı güdebiliriz. Bu amaçların hepsine aynı sunum içeriği ile çıkmak fiyaskoya neden olabilir. Sunumu, amacımıza göre modellemek fayda sağlayacaktır.

 

  • Sunuma başlamadan önce en az 3 kere baştan sonra prova yapmalıyız. Prova, eksiklerimizi görüp düzeltmemizi ve zamanı kontrol etmemize imkan tanıyacak; bilgilerimizi hatırlamamıza yardımcı olacak ve katılımcıların karşısına daha deneyimli çıkmamızı sağlayacaktır.

 

  •  İlk izlenim, algının temelidir. İlk algı nasıl oluştu ise sonuna kadar o etki devam eder. Bu nedenle kendinden emin, gür bir ses ile; güler yüzlü ve enerjik bir merhabanın salonu ısıtacağından emin olabilirsiniz.

 

  •  Eğitimlerde sabit bir ses kullanmak yerine sesimizi vurgulamalara göre alçaltıp, yükseltmek; konuya göre sesimizin stilini düzenlemek; anlaşılır bir hızda konuşmak katılımcı dikkatinin uçmasını engeller.

 

  • En keyiflisi de katılımcılarla sürekli göz teması kurmak ve onlara isimleriyle hitap etmektir. Katılımcıyı önemsediğimizi gösteren bu temel davranışlar, katılımcının sunumdan uzaklaşmasına da mani olacaktır.

  •  Karşımızdakileri izleyici ya da dinleyici olarak değil katılımcı olarak nitelendirmeliyiz. Özellikle yetişkinler, bilgiyi almak değil bilgiyi bölüşmek isterler. Hatırlar mısınız üniversite yıllarınızı? Öğretmen sadece anlatırdı, biz ise çoğunlukla uyurduk. Yetişkinler, sunumda aktif olmak isterler. Yapacağımız sunumlara katılımcıyı dahil etmemiz önemlidir. Katılımcılara soru sorarak teşvik etmek, onların deneyimlerini -konu dahlinde- paylaşmasına izin vererek katılımcılığı arttırabiliriz.

  • Yaşayarak öğrenme en etkili öğrenme yöntemidir. Oyunlar ve vaka çalışmaları da yaşayarak öğrenmenin simüle edilmiş halidir. Eğitimi tamamen sözlü olarak sunmak yerine; eğitim oyunları, egzersizleri ve vaka çalışmalarıyla destekleyebiliriz. Bu tür çalışmalar, katılımcıların aktif olarak görev almasını sağlayacağı için hem kalıcılığı arttıracak hem de programı keyifli hale getirecektir.

Sunumun nasıl daha keyifli hale geleceği konusunda temel birkaç tekniği paylaştım. Önemli olan teorik bilgiye sahip olmaktan öte işi pratiğe dökmektir. Sunum yaptıkça daha da gelişeceğiz ve her seferinde bir öncekinden daha iyi sunumlar yaptığımızı göreceğiz.

Keyifli sunumlar dileğiyle…

Eskişehir doğumlu olan yazar Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi'nden mezun olmuştur. Eğitim iletişimi ve planlaması, insan kaynakları yönetimi, etkinlik yönetimi ve örgütsel iletişim konularına odaklanmaktadır. Şu anda makina ve otomotiv üretimi alanında faaliyet gösteren bir firmada Eğitim ve İç İletişim Uzmanı olarak kariyerine devam etmektedir.