İKPAYLAŞIM İnsan Kaynakları Danışmanlık

Her türlü soru ve iletişim talepleriniz için paylasim@ikpaylasim.com... [Devamı]

KÖTÜ PATRONLARIN 5 ORTAK ÖZELLİĞİ

KÖTÜ PATRONLARIN 5 ORTAK ÖZELLİĞİ


(wo)men @ workTüm personel çok çalıştığı halde işler vaktinde yetişmiyorsa, veya insanlar sizi görünce yolunu değiştiriyorsa patron olarak bir özeleştiri yapmanın vakti gelmiş demektir

 

Çalışanlarınızla kuracağınız ilişkinin biçimi şirketinizin kaderini belirleyecektir. Aşağıda saydığımız özellerler size uyuyorsa çok geç olmadan kendinizi değiştirmeye başlayın

1. E-postalarınız tek bir kelimeden oluşuyorsa
“Kısa e-postalar göndermek, ilk bakışta etkili bir yol gibi görünebilir ama birçok patron tek kelimelik bir mesajın ne kadar sert olduğunun farkında değil. Bu tek kelime “evet” ya da “hayır” olsa bile” diyor Yönetim Danışmanı Barbara Pachter. Aynı zamanda çalışma hayatı üzerine kitaplar yazan Pachter, bunu “BlackBerry etkisi” olarak adlandırıyor.
Patcher sözlerine şöyle devam ediyor: “Yöneticiler özellikle de cep telefonlarından yazıyorlarsa, kısa ve net olmayı tercih ediyor. Ancak bu çoğu zaman bir teşekkürün bile esirgendiği kısa mesajlar çatışmaya davetiye çıkarmak anlamına geliyor.”
Hatta bazı yöneticiler daha da kısa e-postalar yolluyor. Christina Marcus eski patronuna bir proje fikri yolladı ve patronundan cevap olarak sadece “E” yazan bir mesaj aldı. Christina’nın tam olarak anlam veremediği bu mesajda patronunun “Evet” demek istediği sonradan ortaya çıktı ve Christina sürekli tekrarlanan bu tür iletişim kopuklukları nedeniyle işinden ayrılmayı tercih etti.


2. çalışanlarınızla yüz yüze konuşmayı tercih etmiyorsanız
Stanford Üniversitesi Profesörü ve İyi Patron, Kötü Patron kitabının yazarı Robert Sutton “E-postalar aracılığıyla işleri yürütmek pratik olabilir ancak patronlar sert tartışmalardan kaçınmak için giderek teknolojiyi daha fazla kullanmaya başladı” diyor.
Sutton sözlerine şöyle devam ediyor: “Kimse kirli bir işe bulaşmak istemez ancak zor işlerle başa çıkmak da patronların sorumluluğundadır. Yüz yüze iletişim çalışanlarınızla aranızdaki güveni güçlendirir.”

3. Çalışanlarınız hastalık mazeretine mi sığınıyor?
Sutton “Çalışanlar kötü bir patrondan kaçmak için hasta olmuş gibi yaparak işe gelmezler. Ayrıca kötü bir patron sağlığa da kötü gelir” diyor. 2008 yılında İsveç’te 10 yıllık bir süreçte 3000 çalışanı izleyerek yapılan bir araştırma, kötü bir yönetime sahip işyerinde çalışanların kalp krizine yakalanma riskinin %20-40 arttığını ortaya koyuyor.

4. Çok çalışıp yine de başarılı olamıyorlar mı?
Kötü Patronlarla Çalışanlar için Hayatta Kalma Rehberi kitabının yazarı Gini Graham Scott “Özellikle yeni patronlar yapılması gereken iş ve son teslim tarihi arasındaki dengeyi oturtmakta zorlanıyor ve çoğu zaman çalışanlarına imkansız görevler vererek onları çaresiz bırakıyor,” dedi.
Bir New York şirketinde insan kaynakları yöneticisi olarak çalışan ve yeni bir iş baktığı için ismini vermek istemeyen bir kadın “Yeni patronum geldikten sonra günde 15 saat çalışmaya başladım. Çünkü yeni patronun ilk yaptığı iş, müşterilere ‘Bu işi size üç gün içinde teslim edeceğiz’ gibi çok daha iddialı sözler vermek oldu. Oysa bu imkansızdı” dedi.

5. Bağırıyor musunuz?
Çalışanlarınıza kızgınlıkla bağırmıyorsanız bile, yüksek sesle konuşmak işyerinde çalışanları olumsuz etkileyebilir. Çalışanlar sürekli kendilerini azarlanmış gibi hissederler ve bir problem olduğunda da sizden kaçarlar.” diyor Yönetim Danışmanı Pachter.
Christina Marcus “Daha önceki işlerimden birinde her tartışma herkesin gözü önünde yaşanıyordu. Patronlarım birbirlerine kızgın olmasalar bile bağırıyorlardı. Bu da ortamı geriyor ve yaratıcılığı anında öldürüyordu” diye anlatıyor.

http://www.yeniasir.com.tr

Her türlü soru ve iletişim talepleriniz için paylasim@ikpaylasim.com