İKPAYLAŞIM İnsan Kaynakları Danışmanlık

Her türlü soru ve iletişim talepleriniz için paylasim@ikpaylasim.com... [Devamı]

MAKTU AYLIK ÜCRET İLE DİĞER ÜCRET TÜRLERİNİN GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK ÖDENEĞİ İLE İLİŞKİSİ

MAKTU AYLIK ÜCRET İLE DİĞER ÜCRET TÜRLERİNİN GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK ÖDENEĞİ İLE İLİŞKİSİ

 

I- GİRİŞ

4857 sayılı İş Kanunu’nun 49. maddesi ücret şekillerine göre tatil ücretinin nasıl hesaplanacağını, 48. maddesi de geçici iş göremezlik halini düzenlemiştir. Bunun yanında 5510 sayılı Kanun’un 18. maddesinde de geçici iş göremezlik ile ilgili düzenleme mevcuttur. Bu makalede; maktu aylık ücret alan sigortalılar ile diğer ücret ödeme çeşitleri olan saatlik, günlük, haftalık, götürü veya yüzde usulüne göre ücret alanların durumu incelenecek ve bunların geçici iş göremezlik ödeneği ile ilişkisi ele alınacaktır.


II- MAKTU ÜCRET VE DİĞER ÜCRET ÇEŞİTLERİ

A- MAKTU ÜCRET

4857 sayılı İş Kanunu’nun 49. maddesinde düzenlenmiş olan maktu aylık ücrette, her ay aynı miktarda bir ücretin işçinin eline geçmesi hedeflenmiş olup, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin bu ücretin içinde olduğu varsayılır([1]). Ayda bir ödenen öteki ücret şekilleri ile aylık ücretin ayırt edilmesini sağlamak ve öteki ücret şekillerinden farklı niteliğini belirtmek için uygulamada aylık ücret şekline “maktu aylık” da denilmektedir. Ücreti bu şekilde kararlaştırılmış işçiye ayrıca hafta tatili ve genel tatil ücreti ödenmez, ödenen ücretin içinde hafta tatili ve genel tatil ücreti de olduğu kabul edilir. Ancak tatil günleri çalışırlarsa aylık ücretlerinin 30’da biri günlük ücret kabul edilerek ayrıca ödeme yapılmalıdır([2]). Söz konusu işçilerin genel tatil günlerinde çalışmasına rağmen ücret ödenmeyeceğini düşünmek mümkün değildir. Maktu aylığın özelliği işçinin izinli veya istirahatlı iken ve hatta herhangi bir nedenle mazeretli olduğu ve işine devam etmediği günlerde de ücretinden kesinti yapılmadan tam olarak aylığını almasıdır. Ücretin aydan aya ödenmesi, ücretin ödenme zamanı bakımından bir ayırım olup, bunun maktu aylık ücret ile karıştırılmaması gerekir. Maktu aylık ücrette işçinin aylık ücreti tam olarak ödenir.


Bu konuda 48. maddenin ikinci fıkrasında, “Hastalık nedeni ile çalışılmayan günlerde Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği aylık ücretli işçilerin ücretlerinden mahsup edilir.”denilmektedir.


Maktu aylıklı işçilerin ücretleri, ayın 28, 29, 30 veya 31 çektiğine bakılmaksızın ayda 30 gün üzerinden tespit edilen ücretinin sabit olarak ödenmesidir. Bu durumda sorun işçinin ücretinin asgari ücret üzerinden belirlenmesi durumunda, ayın 31 çekmesi halinde asgari ücretin, 1 günlük ücretin belirlenmesinden sonra aylığa çevrilmesi nedeniyle 30 günlük asgari ücreti ifade ettiği tartışmasıdır. Bir diğer husus da, fazla mesai ve benzerinin de ücretin içine dahil olduğu iş sözleşmesinde kayıtlı ise ücretin asgari ücretten belirlenmesi tezat oluşturur. Bu durumda yılda en fazla 270 saat fazla mesai yapıldığı düşünülerek 837 TL / 225 = 3,72 TL saat ücretini 270 saat ile çarparsak 1004,4 TL en fazla alınabilecek fazla mesai eder ve bu tutarı da 12 aya böldüğümüzde = 83,7 TL aylık normal ücrete tekabül eder ki, bu tutarı da %50 zamlı olacağından 1,5 ile çarptığımızda 125,55 TL brüte ulaşılır buna 837 TL’yi ilave ettiğimizde 962,55 TL aylık ücret üzerinden sözleşme yaptığımız ve fazla mesainin de içinde olduğunu yazdığımız takdirde bu tutar gerçekçi bir tutar olur.


B- DİĞER ÜCRET ÖDEME ŞEKİLLERİ

Saatlik, günlük, haftalık, parça başı, yüzde usulü vb. gibi ücret alanlar için; işçinin hasta, izinli veya benzeri mazeretleri nedeniyle çalışamadığı günler için kendisine ücret ödenmez. Ancak bu tür ücret ödeme şeklerinde de maktu ücrette istisna olan ve aylık ücretin içinde kabul edilen hafta tatili ücreti, genel tatil ve ulusal bayram ücretinin ayrıca ödeneceği hususunda düzenlemeler mevcuttur. Örneğin parça başına, akort ücret, götürü ücret, yüzde ücreti gibi ücretlerde tatil ücretini ayrıca işverenin hesaplayıp ödemesi gerektiği hususu hüküm altına alınmıştır. Ayrıca haftalık ücrette de hafta tatili ve genel tatil ücretleri, kararlaştırılan ücrete dahil değildir. Ücreti bu şekilde kararlaştırılmış olan işçiler, hafta tatilinde çalışmazlarsa 1 günlük ücret, çalışırlarsa ayrıca 1 günlük daha ücretlerini alırlar (47/1). Yine çalışılmayan hafta tatilinin ücretini işveren tam olarak öder (46/2). Saat ücreti ile ilgili düzenlemede de tatil günü ücreti 7,5 katıdır (49/2). Bu düzenlemeler ışığında bu tür ücretlere hafta tatili ve genel tatil ücretinin dahil olmadığı ortaya çıkmaktadır.


III- MAKTU ÜCRET VE DİĞER ÜCRET ÇEŞİTLERİNİN, GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK ÖDENEĞİ AÇISINDAN İNCELENMESİ

Bu durumda önce geçici iş göremezlik ödeneğinin hak edilmesi ile ilgili 5510 sayılı Yasa’nın 18. maddesini inceleyelim. Geçici iş göremezlik ödeneği alınabilmesi için gerekli şartları üç ana başlıkta toplayabiliriz.

1- Sigortalının iş kazası meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde, Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulu istirahat raporu almış olması,

2- İş kazası ve meslek hastalığı halinde sigortalının belirli bir süre prim ödemiş olması şartı aranmazken, hastalık ve analık hallerinde ise hastalığın veya doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru 1 yıl içinde 90 gün kısa vadeli sigorta primi ödenmiş olması,

3- Sigortalılık niteliğinin yitirilmemiş olması,

şarttır.


Sigortalılık niteliğinin yitirilmesi şartını biraz açıklığa kavuşturmak gerekir; 5510 sayılı Kanun’un 9. maddesinde, hastalık ve analık hükümleri uygulanırken, ödenen kısa vadeli sigorta primini takip eden 10. günden başlayarak yitirilmiş sayılacağı belirtilmiştir. Bu hüküm nedeniyle ücretsiz izne ayrılan sigortalıların oldukça zor durumlara düştüğü uygulamada görülmektedir. Bunun da sebebi, fiilen uygulamada ücretsiz izin bir vaka iken, kanunen genel ücretsiz iznin düzenlenmemiş olmasıdır. 4857 sayılı İş Kanunu’nda sadece ücretsiz yol izni ile doğum sonrası ücretsiz izin düzenlenmiş olduğundan, SGK da bunun dışındaki ücretsiz izinleri kabul etmemektedir. Bir başka anlatımla SGK düzenlemesinde de kanuni ücretsiz izinler denilmektedir. Uygulamada oldukça yaygın olan ve sigortalıların İş Kanunu’nda düzenlenen bu iki hal dışında, 10 günden fazla ücretsiz izin almaları ve ücretsiz izinin 10. günü ile daha sonraki ücretsiz izin süresi içinde hastalık ya da analık istirahat raporu almaları durumunda, diğer iki şartı yerine getirmiş olsalar dahi sigortalılık niteliğini yitirmiş sayılacaklarından geçici iş göremezlik ödeneklerini alamamaktadır. Acilen İş Yasası ile SGK arasında uyumu sağlayacak ve uygulamada oldukça yaygın olan ücretsiz izini yasal hale getirecek düzenlemeye ihtiyaç vardır.


Yukarda belirtilen üç şartın yanı sıra sigortalının istirahatlı bulunduğu süre içinde işyerinde fiilen çalışmamış olması gerekmektedir. Ancak çalışmamasına rağmen işverenin kendisine ücretini ödemesi halinde sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmesine engel teşkil edecek bir hüküm bulunmamaktadır. Böyle bir durumda, ödenmiş geçici iş göremezlik ödeneğinin geri alınması Sosyal Sigorta Hukuku’nun koruyucu felsefesine uygun düşmez([3]).


İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve sigortalı kadının analığı halinde verilecek geçici iş göremezlik ödeneği, yatarak tedavilerde 17. maddeye göre hesaplanacak günlük kazancının yarısı, ayaktan tedavilerde ise üçte ikisidir.


Sigortalının istirahatlı bulunduğu bir sırada; askere alınması, tutuklanması yahut mahkum edilmesi veya işyerinden ayrılması halinde, sigortalı olduğu süre içinde geçici iş göremezlik ödeneğinin bütün şartları taşıması halinde kazanılmış hak doğduğundan, tedavi ve istirahatın devam ettiği sürece geçici iş göremezlik ödeneğinin Kurumca ödenmesi gerekmektedir ([4]).


Bu açıklamalardan sonra; aylık maktu ücret alan işçinin, geçici iş göremezlik ödeneği alması durumunda, geçici iş göremezlik ödeneği ile günlük ücreti arasındaki farkın işveren tarafından sigortalıya ödenmesi gerekmektedir ([5]). Burada da akla gelen birkaç soru, hastalık halinde geçici iş göremezlik ödeneği ödenmeyen iki gün istirahat alan sigortalı ile ilgili ödeme işverence nasıl yapılacaktır, bir diğer soru da sigortalının geriye doğru 1 yıl içinde 90 gün kısa vadeli prim ödeme şartını yerine getirmemesi halinde durum ne olacaktır? Kanaatimizce, kanun koyucunun, aylık maktu ücret alan işçinin aylık ücretinin tam olarak ödenmesini esas aldığı ve bu yüzden her iki halde de sigortalının ücretinin tam ödenmesi gerektiğidir.


Diğer ücret çeşitlerine göre ücret alanların durumu: Saatlik, günlük, haftalık, parça başı, yüzde usulü ücret alanlar için; işçinin hasta, izinli veya benzeri mazeretleri nedeniyle çalışamadığı günler için kendisine ayrıca ücret ödenmelidir. Ancak bu tür ücret ödeme şeklinde de maktu ücretlerde aylık ücretin içinde kabul edilen hafta tatili ücreti, genel tatil ve ulusal bayram ücretinin ayrıca ödeneceği hususunda düzenlemeler mevcuttur. Örneğin parça başına, akort ücret, götürü ücret, yüzde ücreti gibi ücretlerde tatil ücretini ayrıca işverenin hesaplayıp ödemesi gerektiği hususu hüküm altına alınmıştır. Hafta tatilini çalışmazlarsa 1 günlük ücret, çalışırlarsa ayrıca 1 günlük daha ücretlerini alırlar (47/1). Yine çalışılmayan hafta talinin ücretini işveren tam olarak öder (46/2). Saat ücreti ile ilgili düzenlemede de tatil günü ücreti 7,5 katıdır (49/2).


Bütün açıklamalar ışığında sigortalı işçinin geçici iş göremezlik ödeneği aldığı dönem ile ilgili işverenin ücret ödeme yükümlülüğü yoktur. Sigortalının geçici iş göremezlik ödeneği almaya hak kazanmaması durumunda da farklılık yoktur, işveren ücretini ödemekle yükümlü değildir.


Aylık maktu ücretli sigortalının geçici iş görmezlik ödeneğini, alıp maaşından mahsup edilmesi veya sigortalının geçici iş göremezlik ödeneğini işverene iade edip maaşını tam alması halinde de sigortalının aldığı ücret üzerinden Kuruma kazancı bildirilecek ve tam olarak 30 gün sigortalı olacaktır. Diğer ücretli çalışanların ise geçici iş göremezlik ödeneği aldıkları süre ve geçici iş göremezlik ödeneği tutarı kadar kazançları Kuruma bildirilmeyecek ve istirahat aldıkları süre kadar gün ve kazançları eksik olacaktır.


IV- SONUÇ

Maktu aylıklı çalışanın aynı miktarda aylığının eline geçmesinin sağlanması bir avantaj olarak gözümüze çarparken, tatil ücretinin bu ücrete dahil olduğu şeklindeki düzenleme ile de diğer zaman esaslarına göre ücret alanlar arasında denge oluşturulmak istenmiştir. İşverenin; ücretli işçinin mazeretli olduğu hallerin çokluğuna veya azlığına göre, yükümü diğer zamana göre ücret şekillerine nazaran artacak veya azalacaktır.

Aylık maktu ücret alan sigortalının, geçici iş göremezlik ödeneğini işverene vermesi halinde maaşını tam alması veya geçici iş göremezlik ödeneği ile aylık ücretinin arasındaki farkın işverence kendisine vermesi uygulamada sıkça karşılaşılmakta olup, her iki halde de sigortalının aylık maktu ücretinde bir eksilme söz konusu olmayacaktır. Ancak aylık maktu ücret dışında saatlik, günlük, haftalık, götürü, yüzde usulü ve benzeri şekillerde ücretini alan sigortalıların ise hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ücretine dahil değildir, geçici iş göremezlik aldıkları süre ile ilgili olarak da işverenlerin ayrıca bir ücret ödeme zorunlululuğu yoktur.


 


(*) SGK Başmüfettişi

([1])            Sarper SÜZEK, İş Hukuku, 5. baskı. İstanbul 2009

([2])            Müjdat ŞAKAR, İş Kanunu Yorumu, Yenilenmiş 4. baskı, Ankara 2009

([3])            A.Can TUNCAY-Ömer EKMEKÇİ, Sosyal Güvenlik Hukukunun Esasları, Beta Yayınevi, 2. baskı, İstanbul 2009, s. 298

([4])            SGK, Kısa Vadeli Sigorta Kolları Eğitim Notu.

([5])            Yrg. 9. HD.’nin, 18.04.2007 tarih ve E: 2006/25175, K: 2007/11224 sayılı Kararı.

 

 

Yazar:Ali TERZİOĞLU*

E-Yaklaşım / Ekim 2011 / Sayı: 226


Her türlü soru ve iletişim talepleriniz için paylasim@ikpaylasim.com