Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji bölümünde lisans eğitimini tamamlayan Özlem Ünal, lisans eğitimi süresince Arthur Andersen Danışmanlık Şirketi, İnsan Kaynakları Danışmanlığı Bölümü’nde yarı zamanlı olarak ça... [Devamı]

NASIL REHBER OLDUM

NASIL REHBER OLDUM

Tek armağanları olacak: “Usta, sayende ufkumu açtım’’ diyecek gençlerin varlığı!

 

Beni harekete geçiren tam da bu cümleydi. Rehber olmak; yol göstermek, yardımcı olmak, abla olmak, danışılan olmak, dostluk kurmak, destek olmak, mutlu olmak, mutlu etmek, enerji aktarmak, fikir vermek, paylaşmak, paylaşarak daha da zenginleşmek … Bunları düşünmüştüm bu projenin içerisinde yer alırken. Bu zamana kadar yaşanmışlıklardan kazandıklarımı paylaşmak ve aynı zamanda ben de kendimi zenginleştirmek istedim.

 

 

İyi ki yolum Toplum GönüllüleriVakfıile kesişti. Uzun zamandır faaliyetlerini takip etmekteydim. Aynı zamanda daha önceçalıştığım şirketimde de Toplum GönüllüleriVakfıile ortak projeler geliştirmeye başlamıştık. O zaman anlamıştım ne kadar büyük ve yürekten bir gönüllü topluluğu ile tanıştığımı. Rehberlik Projesi Toplum Gönüllüleri’nin yapmış olduğu projelerden bir tanesi.

 

Ben de gönüllü olarak bu proje içinde yer alıyorum. Projenin temel amacı, yetişkinlerle gençleri bir araya getirerip değişik yaş gruplarında, farklı kültür ve yörelerde büyümüş kişiler arasında yeni dostluklar kurulmasını, yetişkinlerin deneyimlerinden gençlerin faydalanmasını ve gönüllülük bilincinin geliştirilmesini sağlamak. Bu sene benim iki tane kız öğrencim var, onlara “rehbi” diyoruz ben de onların “rehber”iyim. Bir tanesi üniversite birincisınıfta, diğer ise üçüncü sınıfta okuyor. Her ikisinin de hayattan beklentileri, hayatı yaşama şekilleri, hedefleri, mutlulukları birbirinden farklı ama bu hiç önemli değil çünkü bu değişiklikler bize daha çok değer katıyor. Üçümüzün birbirinden öğrendiği, öğreneceği o kadar çok şey var ki.

 


Her ay en az bir kere mutlaka bir araya geliyoruz. Paylaşıyoruz, konuşuyoruz, fikir alışverişinde bulunuyoruz. Ben onlara yeni ufuklar açmaya çalışıyorum. Örneğin, bir öğrencim Erasmus ile yurtdışına gidecek ona en doğru okulu seçmek konusunda yardımcı oluyorum, diğeri ise birinci sınıfta olmasına rağmen kendisini daha da donanımlı hale getirecek staj fırsatlarını araştırıyor, ona da bu konuda destek olmaya çalışıyorum. Bu kadarla kısıtlı değil tabi, her şeyi konuşuyoruz… 2010’a girerken onlara hedeflerini belirlemeleri üzere bir çalışma yaptırdım, çok keyif aldılar. Şimdi kendileri için koydukları hedefleri birlikte takip ediyoruz. O hedeflere ulaşmak için neler yapabileceklerini konuşuyoruz…

 


Bu projenin beni ne kadar mutlu ettiğini belki de en iyi kendilerinden bana iletilen geribildirimler ile ifade edebilirim…

 

“ Rehber-rehbi projesi çok da nasıl bir şey olduğunu bilmediğim bir projeydi. Hatta biraraya gelince ne konuşulur tanımadığım bir insana kendimi ne kadar anlatabilirim ve bu insan benim sorunlarıma nasıl çözüm bulabilir diye soru işaretleri vardı aklımda. Ama ilk buluşmamızda bu soru işaretlerimden kurtuldum. Sizlerle konuştukça kendime dışardan bakmayı öğreniyormuşum gibi geldi. Yaptırdığınız hedef listeleri ne istediğimi bilmemde ve ne kadarını yapabildiğim konusunda önümü aydınlattı. Başarısızlıklarımın neden kaynaklandığını daha iyi görebiliyorum artık kendimi daha yakından tanıyormuşum gibi hissediyorum. Birisinin hiçbir karşılık beklemeden yardım etmeye çalışması hayata bakış açımı değiştirdi bile diyebilirim. En önemlisi de problemim ne olursa olsun yalnız başıma olmadığımı bilmek, yardım istediğimde beni geri çevirmeyeceğinizi bilmek daha sağlam adımlar atmamı sağlıyor. Daha özgür daha cesaretle bakabiliyorum geleceğe…”

 

“ Zamanın nasıl bu kadar hızlı geçtiğinin şaşkınlığını yaşadım sizlerle tanıştığım günü düşünürken…

 
Öncelikle sizden öncesini düşündüm de ben gerçekten çevremde iş dünyasına ve zorluklarına adapte olmuş ve gerçekten işinde başarılı şekilde ilerleyen, aynı zamanda meslektaşım (potansiyel sosyolog olduğunu varsayarsak:)), genç bir insanla karşılaşmadım daha evvel. Bu sebepledir ki sizinle tanışmak ve tecrübelerinizi dinlemek benim için her şeyiyle yeni bir durumdu.

 

 

Projeden beklentim geçtiğim yollardan geçmiş birinin rehberliğinden faydalanmaktı… Neden bu önemli, çünkü bana göre ortak paydalara sahip olmak, insan iletişimi için besleyici bir unsur oluyor. Ve bu açıdan sizinle aynı bölümden mezun oluşumuz bilgisi beni çok mutlu etmişti.

 

 

Tanışmamızın hayatımın sanırım en durağan ve yönsüz dönemine denk geldiğinde üçümüz de hemfikiriz. Benim her şeye karamsar baktığım ve şikayetçi, üzgün konuşmalarım unutamadığınız özelliklerimdendir sanırım:) Ama proje ve sizinle ettiğimiz sohbetler yaşama biraz daha soğuk kanlı yaklaşmam gerektiğini anlattı bana. Yani işlerin bu kadar kompleks olmadığını, hedeflerimizi küçük parçalara ayırdığımızda aslında mutlu olmanın, hedefe ulaşmanın o kadar da zor olmadığını yaptığımız hedef belirleme çalışmasıyla keşfetmiştim. Benim için faydalıydı çünkü hedeflerim zaman içinde somutlaştı çünkü kağıda döktük, dile getirdik, üzerine düşünmekle kalmadık, hayat planımda bir yerlere oturttuk. Sonrasında Erasmus planım netleşti, derslerimi yoluna koydum, küçük küçük de olsa birçok işte çalıştım, hedeflerin ve ona ulaşmanın çok da imkansız olmadığını konuştuk.

 

 
Bana proje çok şey katıyor çünkü sizinle dâhil olmadığım ve hakkında neredeyse hiçbir şey bilmediğim bir dünyaya dair uzun uzun konuşabiliyoruz. Tecrübelerinizden söz ediyorsunuz. En önemlisi, bizimle konuşurken despot bir tavır takınmamanız, daha çok karşılıklı paylaşımda bulunan üç arkadaş gibi olmamız da beni rahat kılan bir özellik. Kendimi ifade edebiliyor, sohbetlerimizden mutlu ayrılıyorum…”
 

 

 

Daha ne diyebilirim ki…

 

Hayat paylaştıkça daha da güzel!


 

Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji bölümünde lisans eğitimini tamamlayan Özlem Ünal, lisans eğitimi süresince Arthur Andersen Danışmanlık Şirketi, İnsan Kaynakları Danışmanlığı Bölümü’nde yarı zamanlı olarak çalışmıştır. Profesyonel iş yaşamına 2000 yılında Profil International İnsan Kaynakları Danışmanlığı’nda başlayarak üç buçuk yıl boyunca İnsan Kaynakları Danışmanı olarak farklı sektörlerde faaliyet gösteren birçok şirket için orta ve üst düzey pozisyonların işe alımı, Değerlendirme ve Gelişim Merkezi projelerinde görev almıştır. 2003-2004 yılları arasında University of Exeter, İngiltere’de “Uluslararası İşletme” alanında yüksek lisans programını tamamlayan Özlem Ünal Türkiye’ye geri dönerek 2004 yılı sonunda Avon Kozmetik Ürünleri bünyesine katılmış ve dört buçuk yıl boyunca sırasıyla İşe Alım Uzmanı, İşe Alım Şefi ve İnsan Kaynakları Şefi pozisyonlarında görev almıştır. İşe alım, işten çıkış, performans değerlendirme, yetenek yönetimi, eğitim, kariyer planlama, şirket içi oryantasyon süreçlerinin yürütülmesinde sorumluluk üstlenerek Satış Direktörlüğü, Bilgi Sistemleri Bölümü ve Müşteri Hizmetleri Bölümü ekiplerinin stratejik iş ortağı olarak tüm insan kaynakları süreçlerini yürütmüş ve ekip çalışanlarının potansiyellerini geliştirmek ve verimliliklerini artırmak için birçok insan kaynakları projesi içerisinde yer almıştır. Orta ve üst düzey yöneticilerin işten çıkış süreçleri içerisinde etkin rol almaları, tüm süreci doğru olarak, kurum kültürü ve değerlerine uygun bir şekilde yönetmeleri konusunda aktif çalışmaları ve şirket içi eğitimleri olmuştur. Nisan 2009’da Avon Kozmetik Ürünleri bünyesinden ayrılarak kariyerine asıl hedefi olan eğitim ve danışmanlık alanında devam etmektedir. Aynı zamanda Toplum Gönüllüleri (TOG) bünyesinde gönüllü olarak Rehberlik Projesi kapsamında üniversite öğrencilerine rehberlik yapmaktadır. Eğitim ve yaşam koçluğu Özlem Ünal’ın özel ilgi alanları arasında yer almaktadır.