Yüksek öğrenimime Celal Bayar Üniversitesi muhasebe bölümüyle başladım, ardından Celal Bayar Üniversitesi İşletme bölümünü bitirdim. Öğrenimime paralel olarak muhasebe bölümünde çalıştım, Viltur A.Ş. bünyesinde... [Devamı]

Nedir Bu Telafi Çalışması?

Nedir Bu Telafi Çalışması?

Rekabet gücünün arttığı, esnek çalışma modellerinin yaygınlaştığı son dönemlerde işçi ve işveren arasında yaşanan sorunlarla ve yanlış uygulamalarla karşılaşıyoruz. Çok fazla bilinmeyen Telafi Çalışması nedir? Uygulama esasları nasıl olmalıdır? Yasal yönüyle de inceleyelim istedim.

4857 Sayılı İş Kanunu’ nun 64. Maddesinde;

“Telafi çalışması Madde 64 – Zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenlerle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya tamamen tatil edilmesi ya da işçinin talebi ile kendisine izin verilmesi hallerinde, işveren iki ay içinde çalışılmayan süreler için telafi çalışması yaptırabilir. Bu çalışmalar fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sayılmaz. Telafi çalışmaları, günlük en çok çalışma süresini aşmamak koşulu ile günde üç saatten fazla olamaz. Tatil günlerinde telafi çalışması yaptırılamaz”

Aslında Telafi çalışması doğru uygulamalarla birlikte işçi ve işveren açısından önemli bir ihtiyacı karşılamaya yönelik bir esnek çalışma modelidir. Telafi çalışması işgücü kaybını azaltacağı gibi çalışanların da izin ihtiyaçlarının belirli bir ölçüde karşılanmasına yarayacaktır.

İşveren açısından baktığımızda daha verimli dönemlerde çalışma yapılarak iş gücü kaybını azaltabilir.

İşveren Telafi çalışmasını yaptıracağını Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 7. Maddesinin 2. Bendinde “Telafi çalışması yaptıracak işveren; bu çalışmanın 4857 sayılı İş Kanununun 64 üncü maddesinde sayılan nedenlerden hangisine dayandığını açık olarak belirtmek, hangi tarihte çalışmaya başlanacağını, ilgili işçilere bildirmek zorundadır.” açıklamıştır.

“Telafi çalışması, kaynağını oluşturan zorunlu nedenin ortadan kalkması ve işyerinin normal çalışma dönemine başlamasını takip eden 2 ay içerisinde yaptırılır. Telafi çalışması, günlük en çok çalışma süresi olan 11 saati aşmamak koşulu ile günde 3 saatten fazla olamaz. Telafi çalışması, tatil günlerinde yaptırılamaz.” İfadesinden de anlaşılacağı üzere 2 ay sonunda (60 gün sonra) işçinin yerine getirmesi gereken herhangi bir ödevi kalmayacaktır. 2 ay sonunda yapılamayan Telafi çalışması yapılmış gibi sayılması uygun olacaktır. İşveren yapılamayan Telafi çalışmasının ücretin işçiden kesemez.

Toparlayacak olursak, uygulamada farklı örneklerle konuyu daha anlaşılabilir şekilde açıklamaya çalışalım;

Günde 7,5 saat ve haftanın 6 günü çalışan bir işçi, bir gün 2 saat “Telafi Çalışması Karşılığı İzin” alırsa, işverende bunu onaylarsa 2 ay içerisinde Telafi çalışması yapması gerekir. Bu çalışma günlük 7,5 saat çalışılan bir günde 2 gün 1 er saat fazla çalışarak yapılabilir. Yani iki gün 8,5 saat çalışarak Telafi çalışması yapmış olur. Bu süre fazla mesai ya da fazla süreli çalışma gibi değerlendirilmez. İşçiler tarafından anlaşılmayan yönü genelde Telafi çalışması yapılırken ortaya çıkmaktadır. Normalde fazla çalışmada 1 saat karşılığı 1,5 saat ücret hak ettiğinden işçi bu çalışmayı fazla çalışma gibi görmekte. Dolayısıyla Telafi çalışması karşılığı 3 saat alınan bir izinde işçi 2 saat fazla çalışarak (2×1,5= 3 Saat) ödevini yerine getirdi algısı oluşmaktadır. İşçi ile işveren arasında çatışmalar genelde bu yönde olmaktadır.

Başka bir örneği ele alacak olursak;

Günlük çalışma süresinin 7,5 saat olduğu bir işçi için, 3 saat “Telafi Çalışması Karşılığı İzin” aldığını varsayalım. 2 ay içerisinde bir gün toplam 11 saat çalıştığında 7,5 saat normal çalışma, 3 saat telafi çalışması ve 0,5 saat fazla çalışma olacaktır.

Aylık 20 saat Telafi çalışması yapılacaksa  günlük 3 saati aşmayan ay toplamında  30 saat yapılan fazla çalışmanın 20 saati Telafi çalışması kalan 10 saati ise fazla çalışma olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Hangi hallerde Telafi Çalışması Yapılmaz?

“Tatil günlerinde telafi çalışması yaptırılamaz.

İşçiye verilmesi gereken hafta tatili gününde veya ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yahut belirli nedenlerle işçiye verilmesi gereken mazeret izinlerinde (4857 sayılı Kanun md. 46/III– b) telafi çalışması yaptırılamaz.

İşçinin raporlu bulunduğu veya örneğin gebelik veya analık izni kullandığı süre içerisinde bu çalışmanın yaptırılamayacağı “ belirtilmiştir.

Sonuç olarak işveren ve işçi açısından değerlendirdiğimizde doğru uygulamalarla esnek çalışma modeli, verimli çalışmayı getireceği gibi işçiden de ücret kesintisi yapılmadığından işçide gelir kaybı yaratmayacaktır. İşçi çalışmadan aldığı saatlik ücreti daha sonrasında yine o süre kadar (normal çalışmasını üzerine) çalışarak süreyi tamamlayacaktır.

Yüksek öğrenimime Celal Bayar Üniversitesi muhasebe bölümüyle başladım, ardından Celal Bayar Üniversitesi İşletme bölümünü bitirdim. Öğrenimime paralel olarak muhasebe bölümünde çalıştım, Viltur A.Ş. bünyesinde (Villa Saray Tatil köyü, Mövenpick Otel, Özkar Gıda, Nersan Otomotiv) 5,5 yıl muhasebe müdür yardımcısı olarak çalıştım. Altay Spor kulübünde Muhasebe sorumlusu olarak çalıştıktan sonra askere gitmeye karar verdim. Askerden geldikten sonra da fabrikalarda Personel ve idari İşler, İnsan Kaynakları alanında çalışmaya karar verdim. Çalışma hayatımın son 7-8 yılında Mopak, Ege Seramik gibi büyük ölçekli büyük lokasyonlu fabrikalarda çalışma fırsatı yakaladım. Bu süreçte değişen çalışma koşullarına bağlı olarak kısa çalışma, telafi çalışması ve serbest zaman uygulamaları, denkleştirme, esnek çalışma modelleri, sendikal faaliyetler gibi farklı uygulamalarda tecrübe edinme fırsatım oldu. Son olarak Alkim Kağıt fabrikasında İnsan Kaynakları Yöneticisi olarak çalışmaktayım.