TUĞSEL AKYOL, Bilkent Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Bölümü’nden mezun olduktan sonra, Southeast Missouri State Üniversitesi’nden İşletme lisans diploması almıştır. Mezuniyetinin ardından, Amerika’da bir süre... [Devamı]

NETWORKING??

NETWORKING??

Yıllar önce, uluslararası bir şirkette çalışırken, orta kademe yöneticilerden oluşturulan bir grubun Atina’ya eğitime gönderileceğini öğrendik.  Hatırladığım kadarıyla 10-15 kişilik bir gruptuk.  Atina’da, 3 gün boyunca eğitimlere ve toplantılara katılacaktık.  Bu birlikteliğe Avrupa Bölgesi üst düzey yöneticileri de dahil, tüm Avrupa’dan yüzlerce üst ve orta kademe yönetici katılıyordu.  Büyük bir organizasyondu; heyecan vericiydi.  Takım elbiselerimizi, kırmızı kravatlarımızı özenle bavullarımıza yerleştirdik. Ben şirkete yeni katılmıştım, biğer bölümlerden çok fazla tanıdığım yoktu. Kısa zamanda birkaç arkadaş kazanmak zor olmadı. Programda, ilk günün sabahında, otelin büyük balo salonunda tanışma kokteyli olacağı duyurulmuştu.  Biz Türkler de toparlanıp, 10 dakika önce balo salonuna girdik. Otelin büyük balo salonu oldukça kalabalıktı. Herkes çok şık görünüyordu, garsonlar etrafta tepsilerle içki ve kanepe dağıtıyorlardı. Hikayenin bundan sonrasında ne yaptık dersiniz?  Pekçok Türk’ün yapacağı şeyi: Salonun arka tarafına geçip birbirimizle muhabbet ettik ve diğer insanları süzdük… O toplantıda şunu çok net gördüğümü hatırlıyorum.  Herkes kalabalık içinde, gayet mutlu bir şekilde, yeni insanlarla tanışıp ilişki kurmaya çalışırken, biz biraz çekindiğimizden, biraz da gereksiz gördüğümüzden bunu yapmıyor, birbirimize dönüp, birbirimizle konuşuyor, muhabbet tıkanınca da sıkıntıyla cep telefonlarımızla oynuyorduk.  Aradaki bu fark çok netti. Yıllar sonra bir dergide Coca Cola CEO’su Muhtar Kent’in röportajını okudum.  Şöyle diyordu: “Türk yöneticilerde özgüven eksikliği var. Dışarıda yeterince rahat değiller. Yurtdışındaki insanlarla aynı Türkiye’de olduğu gibi rahat ilişki kurabilmek lazım. Bu özgüven eksikliği, belki de lisan eksikliğinden kaynaklanıyor. Benim babamdan, annemden aldığım en önemli şey belki de bu… Hayatım hep yurtdışında geçtiği için hiçbir zaman böyle bir sorun yaşamadım, yurtdışında hep rahatlığı hissettim.” Zaman içinde küreselleşmenin de etkisiyle, ”networking”, yani sağlam iş ilişkileri kurmak, iş dünyasında daha da önemli bir beceri haline geldi.  Daniel Goleman’ın da ifade ettiği gibi, bir liderde “mutlaka olması gereken” (must-have) bir yetkinlik oldu. Bizim için networking neden bu kadar zor?  Bu soruyu cevaplamak kolay değil, şüphesiz farklı fikirler, görüşler olacaktır.  Ben iki noktada tıkandığımızı düşünüyorum:

  1. Gereksiz bir aktivite olduğunu düşünmek
  2. Özgüven eksikliği

Bazen yaptığım eğitimlerde bu konu açılıyor, tartışmalar sırasında bazı katılımcılar networking’in samimi bir yaklaşım olmadığını, menfaat amaçlı kart alışverişinin çirkin olduğunu, bu yüzden bu sürece olumsuz baktıklarını ifade ediyorlar. Bu noktada, birlikte networking’in ne olmadığını tartışıyoruz:

  • Basit bir kartvizit alışverişi değildir.
  • İlgi göstermeden ilişki kurmaya çalışmak değildir.
  • Karşı tarafa birşey sunmadan birşeyler almaya çalışmak değildir.

Günümüzde iyi ilişkiler kurmanın iş başarısındaki önemi artık tartışılmıyor.  Şirketlerimiz her ne kadar “kurumsal” olsa da, sağlıklı insan ilişkileri bizlerin bilgiye ve çözüme daha kolay ulaşmasında yardımcı oluyor.  Bu yüzden bir profesyonelin networking yapması işinin bir gerekliliği, seçim değil. Bu konuya doğru bakış açısıyla, doğru yöntemleri kullanarak, özgüven sınırlarımızı aşarak, profesyonel bir şekilde odaklanmak önemli. Network’ün nasıl yapılacağı ve yöntemleri başka bir yazının konusu olsun.  Bu yazıda networking işine yaklaşımımızı irdelemeye çalıştım.  Bu konudaki başarısızlık genelde konu ile ilgili bilgi-beceri eksikliğinden değil, yaklaşım eksikliğinden kaynaklanıyor.  Bunu aşmak zor değil, yeter ki gerekli görelim ve odaklanalım.net

TUĞSEL AKYOL, Bilkent Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Bölümü’nden mezun olduktan sonra, Southeast Missouri State Üniversitesi’nden İşletme lisans diploması almıştır. Mezuniyetinin ardından, Amerika’da bir süre hizmet sektöründe farklı görevlerde çalışmıştır. Türkiye’ye döndüğünde, otelcilik sektörüne İnsan Kaynakları Uzmanı olarak giriş yapmış; işe alım süreci, performans yönetimi ve eğitim konularında proje çalışmalarında bulunmuştur. Askerliğini takiben, sırasıyla; Kemer Inter-Continental Hotel ve Conrad Istanbul Hotel’de Eğitim Müdürü olarak, tüm eğitim sisteminin yapılandırılması ve yönetiminin yanısıra performans yönetim sistemlerinin kurulması ve geliştirilmesi, şirket hizmet standartlarının uygulanması ve kontrolü konularında proje liderlikleri yapmıştır. Akyol, işletme yüksek lisans eğitimine 2004 yılında Yeditepe Üniversitesi’nde başladıktan sonra Ernst & Young’a katılmış, 2 yıl boyunca eğitim programlarının planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında danışman – program yöneticisi olarak çalışmıştır. 2006 yılında yüksek lisans eğitimini tamamlamasıyla birlikte, Citibank Ülke Eğitim ve Geliştirme Ekibi’nin başına geçmiş, yeniden yapılanma süreci içinde, eğitim ve gelişim ile ilgili sistemleri kurmuş, çalışanlara ve yöneticilere yönelik akademi ve kişisel gelişim programlarını hayata geçirmiştir. 10 yılı aşkın eğitimcilik tecrübesiyle, 20’ye yakın kişisel gelişim ve yönetici eğitim programının eğitimcisi olarak uzmanlaşan Akyol, İnşaat, Medya, Bankacılık, İlaç, İletişim, Turizm ve Üretim başta olmak üzere tüm sektörlere yönelik olarak tecrübe kazanmıştır. Citibank’taki çalışmalarına devam eden Akyol, evli ve bir çocuk babasıdır.