TURİZMDE İNSAN KAYNAKLARININ YERİ

TURİZMDE İNSAN KAYNAKLARININ YERİ

Turizmde kalifiye çalışan yok veya çok az, bilgi ve beceri sahibi kişiler bu sektörde çalışmıyor, istikrar yok… Bunları ben söylemiyorum, bu sektörde her kademeden çalışanın dile getirdiği sözlerden sadece birkaçı.

Peki, nasıl oluyor da ülkemizin önemli gelir ve tanıtım kaynağı olan turizm sektörü çalışanlarından övgü dolu sözlerle söz edilemiyor?

Maalesef, sektörün en önemli aracı olan insan gücü yeteri kadar önemsenmiyor ve gerekli yatırım yapılmıyor. Daha da garip olan, olaya sadece günü kurtarmak şeklinde bakılması…

İnsan kaynakları yönetimi konusunda Türkiye, Avrupa ülkelerinden on sene geriden, otellerimizdeki İK yönetimi ise on seneden bile daha geriden geliyor. Üzücü ama gerçek, insan gücünde gerekli gelişim ve değişimin sağlanmadığını belirten üst yöneticilerimiz veya patronlarımız, ne yazık ki insan kaynakları yönetimini bordro-özlük işlerinden ibaret sayıp personel bütçesini en az çıkartan personel müdürünü en başarılı yönetici sayıyorlar. Çalışanın maaşının ödenmesi, ulaşım ve yemek ihtiyacının karşılanması motive olmasına yeterlidir, diye düşünüyorlar. Yeterli olsaydı, bilgi-teknoloji çağında ve her şeyin hızla değiştiği, geliştiği zamanımızda insanların beklentilerinin ve algılarının da değiştiğini ve geliştiğini görür, büyük bir sektör olan turizm çalışanları için de olumsuz yaklaşımlarda bulunmazdık. İK yönetimi, değişim yönetimine uyarak kendine farklılık yönetimi, kurumsal itibar yönetimi, çalışan markası, öğrenen organizasyon gibi gelişim alanları belirlerken, turizmde bordro ve özlük işlerinden ileriye geçememesi sektör için çok üzücü.


Sadece üniversite mezunlarını işe alarak süreci güçlendirmek de mümkün değil, çünkü üniversite mezunu olanlar, üniversitede aldıkları bilgilerin yüzde 50‘den fazlasını iş yaşamının ilk dört yılında kullanıp tüketiyorlar. Bunun geçerliliğini kendi yaşamımızda da görebiliriz. Bilgi ve becerinin gelişimini ve kalıcılığını sağlamamız gerekiyor. Bu da ancak doğru konumlandırılmış insan kaynakları yönetimi ile başarılabilir. Bu konuda işletmesine gereken bütçeyi ayıran kaç otel sayabiliriz? Kârlarıyla birlikte, insan kaynağı ve eğitim bütçesini de artıran işletmelerin başarısı daha da artmakta ve kurumsal imajları daha da güçleniyor.


Ülkemize gelen turist sayısı her geçen sene artıyor. Bu şartlarda, bu nasıl başarılıyor sorusu ister istemez akla geliyor. Kendi ülkelerinde yapamayacakları ucuz tatili yapıyorlar. Üstelik bu da yetmiyor, ekstra birçok imkân sağlanıyor. İşletmelerimiz, müşterilerini sadece tüketmeye alıştırarak kazanmaya çalışmak için yaptıkları maliyeti, personellerine yatırım yapmak için harcasaydı hem daha çok kazanır hem de kalifiye çalışanlara sahip olurduk.






Kurumsallığını tamamlayan ve insan kaynaklarına yaptığı yatırımla fark yaratan turizm işletmelerinin varlığı, sayıları çok az olsa da umut verici. Sektördeki tüm firmaların bu farklılığın nereden kaynaklandığını görmelerini umut ediyorum.


Bu yazı www.yenibiris.com’ dan alınmıştır.