Başkentte doğmuştur. Yaz çocuğudur; sıcağı sever. Gazi Anadolu Lisesi, Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı, Marmara Üniversitesi HR Management & Development ve Sabancı Üniversitesi Executive... [Devamı]

X + Y = KAÇ BİLİNMEYENLİ DENKLEM?

X + Y = KAÇ BİLİNMEYENLİ DENKLEM?


X

Hepimizin ilköğretim yıllarından beri bildiğimiz üzere, denklem çözerken en sık başvurulan yönteme göre, bilinenler eşitliğin bir tarafına, bilinmeyenler bir tarafına toplanır.

 

İşte bilinen:


72 milyonluk güzel ülkemizde nüfusun % 35’ini oluşturan Y kuşağının ardından % 22’lik ağırlığı ile ikinci sırada X kuşağı geliyor. Bu ne demek? Bu, şu demek: Özellikle ve öncelikle,  organizasyonel iklimde hakim olan kompozisyon tam olarak bu; yani bir tür X+Y karması. Bir başka deyişle ve bence kaç bilinmeyenli olduğunu tam olarak bilmediğimiz bir denklem. Bu denklemi çözsek ne olur: En yalın haliyle, işler kolaylaşır.


Ve işte bilinmeyen:

Bu denklemi çözmesek ne olur: Caaanım Einstein’ın dediği olur: “Aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemek deliliktir.”


Y Kuşağı… Fikrimce Türkiye’de 1980’den sonra dünyaya gelmeye başlayan ve yaklaşık 2000 yılına dek doğmaya devam ettiklerini varsaydığım bir kuşak.

X Kuşağı… Yaklaşık olarak 1965 – 1979  yılları arasında dünyaya geldikleri kabul edilen kuşak.


Ülkemizde organizasyonların önemli bir kısmında an itibarıyla X jenerasyonunun liderliğinde çalışan bir Y kuşağı var. Kimi şirketlerde ise Y kuşağı yönetsel pozisyonlara gelmeye başladı bile. Bu denklemin çözüm kümesine odaklanmak kuşkusuz ki sağlıklı bir iletişim ağıyla nefes alan bir kurumsal iklime ve organizasyonel barışa katkıda bulunacaktır.


X ve Y denkleminin her iki yanında birbirine oldukça zıt kavramların yer aldığı bir gerçek. X’in sonuç odaklılığına karşı Y’nin süreçten keyif alma talebi, X’in katma değer yaratma eğilimine karşı Y’nin kişisel değerlerini yüceltme merakı, X’in tek olmaya ilgisine karşı Y’nin birlikte olmak arzusu, X’in sürüden ayrılmaya (ya da “mor inek” olmaya) yönelimine karşı Y‘nin benzerlerine çekilme hali… Neredeyse bir kuşağın motivasyon kaynakları ile bir sonraki kuşağın demotive olduğu bir tablo…


Madalyonun bu çelişkili yüzünün öbür tarafında ise, birbirine oldukça zıt nitelikleriyle bir şirketin iki yarısı olan X ve Y kuşaklarının güçlerini biraraya getirebilirsek (bir X kuşağı deyimiyle) Voltran’ı oluşturacağımıza inancım tam.


Y Kuşağının sahiciliğe verdiği önem, yaratıcı düşünceyi girişimci ruhla buluşturabilme kabiliyeti, takım oyununa eğilimi, olumsuz dahi olsa geribildirim almaya açık zihinsel yapısı ve açık iletişimiyle, X Kuşağının belirsizlikleri yönetebilme yeteneği, analitik zenginliği, etkin zaman yönetimi, kuvvetli liderliği,proaktif hareket edebilme yetisi birleştiğinde potansiyeli performansa dönüştürme sürecinin kısalacağını düşünüyorum.


Peki bu birleşme hangi yöntemlerle mümkün olacak? Organizasyonun kültürü ve demografik gerçeklerine göre terzi-dikim çözümler gerekse de, şimdiye dek deneyimlediklerimden öğrendiğim bir şey var: Organizasyonumuzda daha fazla nefes alan, daha organik ve daha üretken bir iklim arzu ediyorsak, ilk adım, kuşak karmasına eğilmeye ve bir X + Y denklemi kurgulamaya istekli olmak. Bu kurguyu inşa ettikten sonra, su yolunu bulacaktır.

Başkentte doğmuştur. Yaz çocuğudur; sıcağı sever. Gazi Anadolu Lisesi, Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı, Marmara Üniversitesi HR Management & Development ve Sabancı Üniversitesi Executive MBA bölümlerinde öğrenim görmüştür. Kuşaklar ekseninde organizasyonel davranış, yeni nesil pazarlama iletişimi, işveren markalama, satış profesyonellerinde etkin davranış geliştirme ve 21. yüzyıl iş modelleri ilgi ve uzmanlık alanlarıdır. Bireysel ve kurumsal koçluk çalışmalarına devam eden Evrim Kuran (ACC, ACPC), koçluk eğitimini Adler International Learning'de almıştır. Alfred Adler’in çalışmasından edinilen “insan olmak” ile ilgili dokuz yol gösterici ilkenin temelinden yola çıkan bu programın yanı sıra, ulusal ve uluslararası çok sayıda gelişim programına katılmıştır. Kuran, aynı zamanda Uluslararası Koçluk Federasyonu ICF üyesidir ve Federasyon tarafından akredite edilmiştir. "Farklılıkçı"dır; "ortalama vasatlık" karşıtıdır. Okurdur ve de yazardır. Elma Yayınevi yayın kurulu üyesidir; yazı yazma eylemini, web sitesinde, çeşitli süreli yayınlarda ve portallarda sürdürür. İzlemeye, düşünmeye, üretmeye, öğrenmeye devam eder. Evlidir ve Ali'nin annesidir.